logo

Karaburun 44
17 Şubat 2013

Lösemide kemoterapisiz yüzde 65 başarı

Lösemide kemoterapisiz yüzde 65 başarı

Dünyaca ünlü Avrupalı ve ABD’li bilim insanlarının da katıldığı 6. Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu’nda öne çıkan kanser tedavisinde moleküllerin önemini Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu, “Sadece sınırlı bir lenfoma tanılı hasta grubunda bile olsa veriler çok sevindirici ve ilerisi için umut kaynağı” sözleriyle vurguladı.Lenfomalar hakkında bilgi veren Prof. Ferhanoğlu, “Lenfomaların yaklaşık yüzde 80’inin kaynağı, akyuvarların bir türü olan B lenfositlerde meydana gelen mutasyonlardır. Pek çok genetik nedenden ötürü, bir lenfosit hücresi, kanser hücresine dönüşüyor ve zamanla çoğalıyor. İşte bu yeni moleküller, kanser hücresine dönüşen lenfositleri hedef alıyor ve kanserli hücrenin çoğalma sinyalini durduruyor. Araştırmaların umut verici yönüyse şu: Lenfositlerdeki değişime neden olan genetik yapılar çözüldükçe, bu tür ve benzeri ilaçlar da çoğalacak. Belki kısa sürede lenfoma ve lösemiler için doğrudan kanserli hücreleri hedef alan çok yeni moleküller gelişecek ve hali hazırda geliştiriliyor da” diye konuştu.

Gelişmenin en heyecan verici yönünü ise Prof. Ferhanoğlu şöyle özetledi: “Kemoterapiye gerek kalmadan ağız yoluyla alınabilen bu ilaç tedavisinin olumlu yanıt oranı daha önce tedaviye dirençli grupta yüzde 65. İlacın sadece belli bir lenfoma grubunda etkili olduğunu da unutmamak lazım. Yeni bir klinik çalışma sayesinde ise ülkemizde onay almayan ilaca hastaların İstanbul ve Ankara’da bir ay içinde başlayacak klinik araştırmalar yoluyla ulaşması mümkün. Ancak bu, hastaları hekimlerin yönlendirmesi ile mümkün oluyor.”

MİYELOMDA SAĞKALIM ORANLARI İKİYE KATLANDI

Hematolog Prof. Dr. Mustafa Çetiner’in verdiği bilgilere göre, sempozyumda araştırma sonuçlarının sunulduğu diğer heyecan verici ilaç ise bir tür kemik iliği kanseri olan multiple miyelomla mücadele için geliştirildi. Prof. Çetiner, ilacın tedavide bir devrim niteliğinde sayıldığı için standart prosedürlerinden çok daha önce, FDA (Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi) tarafından onaylandığını belirtti. Üstelik ilaç bu yıl Türkiye’de de miyelom hastalarının tedavisinde kullanılabilecek. Prof. Dr. Çetiner gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Son yıllardaki çalışmalarda 65 yaş altı hastaların 5 yıl ve üzeri sağ kalım sürelerinin bir hayli uzadığı görülüyordu. ABD’deki Mayo Klinik’in 2012 sonunda yayınladığı son bir araştırma ise 65 yaş üzeri miyelom hastalarının da 5 yıl ve daha uzun sağkalım oranlarının son beş yılda iki katına kadar yükseldiğini gösteriyor.

“KANSER HASTALARINA DESTEK GRUPLARI ÖNEMLİ”

Sempozyumda aynı zamanda kanserin sosyolojik ve psikolojik etkileri de masaya yatırıldı. Dünyanın en önemli hasta hakları savunucularından Arin Assero, Türkiye’de başlatılacak hasta eğitimleri seferberliğine katkı sağlamak amacıyla sempozyuma katıldı. IMF (Uluslararası Miyelom Vakfı) işbirliğiyle yürütülen seferberlik, ülkemizdeki kanser hastalarının eğitimi, haklarını öğrenmesi ve kanser tanısından sonra yaşam kalitelerinin yükseltilmesiyle ilgili çalışmaları kapsıyor.

Assero, hasta ve hasta yakınlarının yaşam kalitelerinin yükseltilmesi ve tedavi sürecinde kendilerini yalnız hissetmemeleri için özellikle hasta destek gruplarının çok önem kazandığını belirtti. Assero sözlerine şöyle devam etti: “Bunun için Türkiye’de de hasta destek gruplarının gelişimi çok önemli. Aynı zamanda IMF olarak her yıl hasta ve hasta yakınlarının tanı ve tedavi sürecinde ihtiyaç duyacakları her türlü bilgiyi bulabilecekleri dökümanlar hazırlıyoruz. Çok yakın zamanda Türkçe olarak bu materyale www.miyelomlayasam.com adresinden ulaşmak mümkün.”

2023’E KADAR KAN KANSERİ VAKALARI ÜÇE KATLANABİLİR

Sempozyuma katılan uzmanlar, toplum yaşlandıkça kan kanserlerinde de artış olacağına dikkat çekerek, bu alandaki araştırmaların büyük önem kazandığını dile getirdi. Çünkü hematolojik kanserlerin büyük çoğunluğunu oluşturan lenfoma, lösemi ve multiple miyelomun görülme sıklığı 60-65 yaşından sonra bir hayli yükseliyor. Türk hematologlar, her yıl 10 bin yeni lösemi olgusu ve 15 bini aşkın yeni lenfoma olgusu ve üç bin yeni miyelom olgusu görüldüğünü söylüyor. Ancak nüfus yaşlandıkça, bu sayıların da hızla artacağı, örneğin 2023’te üçe katlanabileceği öngörülüyor.

Kaynak: ensonhaber.com
#

SENDE YORUM YAZ