logo

Karaburun 44
17 Şubat 2013

MEHMET BARLAS’TAN ÖZKÖK’E SERT ÇIKIŞ!

MEHMET BARLAS’TAN ÖZKÖK’E SERT ÇIKIŞ!

Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök, ‘İstafa Ettim’ başlığıyla bir yazı kaleme almış ve “Bugün itibariyle, Türklüğümden vazgeçiyorum…”, “Kürt sorununun önündeki en büyük engeli devirdiniz. Dolayısıyla sadece “Kürt hassasiyetini” dikkate alarak, bu tarihi sorunu çözebilirsiniz.” gibi bazı cümlelere yer vermişti. Sabah’tan Mehmet Barlas, Özkök’ün ilgili yazısını, bugün köşesinde eleştirdi.

İşte Barlas’ın zehir zemberek analizi:

Terörizme karşı ulusalcılık bir çözüm müdür? Terörist olmak için illede eline silah alıp insanları öldürmek, bombalar patlatıp toplumu dehşetortamına sürüklemek gerekmiyor…

Bir de “Sanal teröristler” var.

Kin ve nefret duygularını topluma pompalamak, birlikte yaşamanın erdemini yok saymak ve farklılıkları kaşıyarak kendisi gibi olmayanları “Ötekiler” olarak sunmak da, terörizm kapsamına giren tutumlar değil mi?

Kendi ırkından olmayanları insan sınıfından görmeyen Hitler, sanki eline silah alıp kimseyi vurmuş muydu ki?

Ama onun söylemleri ile hareket eden kadrolar, tüm Almanları tarih önünde mahkûm eden soykırımları gerçekleştirmediler mi?

Türkiye’de iç barışı amaçlayan bir sürecin içinde bulunduğumuz bu dönemde,siyasetçilerin de, köşe yazarlarının da, düşünce üreten odakların da herzamandan daha fazla özenli davranmaları gerekiyor.

Toplumun yaygın kesimlerinin özlediği barış ortamını, milliyetçiliği çarpıtılmışbiçimde yorumlayarak sabote etmeye çalışmak, bunu yapanları bir anda “Sanalterörist” konumuna itebilir.

Türkler ve Beyaz Türkler

Örneğin “Madem ki Kürtlerle uzlaşma aranıyor, o zaman ben Türklüğümü yok mu saymalıyım” benzeri söylemlerin bu yoldaki adımların başlangıcınıoluşturduklarını söylemek mümkündür.

Bu çarpıklığın daha öncesine “Ben Beyaz Türk’üm, karnını kaşıyan Türklerle aynı değilim” şeklindeki söylemlerde de tanık olmadık mı?

Bu tür ayıplı söylemler, sadece bize özgü değil ki… Neler görmedik ki? Kendi halkını küçük görenleri ve seçilmişleri kabul etmeyenleri… Bunun gibi kendi dünya görüşlerini ve kendi yaşam tarzlarını topluma zorlayan seçilmişleri de, çok gördük…

Bir dönem bitiyor

Türkiye Cumhuriyeti’nin “Kürt realitesi”ni yok saydığı tarihi yanılgılarla doludönemi artık geride kalmak üzere. PKK terörizmi, bu dönemin yansımalarınıeylemlerine gerekçe kıldı.

Siyaset yerine şiddetin gündeme egemen olduğu, Kürt realitesinin bir “Güvenlik”sorunu halinde ele alındığı bu dönemi sona erdirmek, aklı başında ve ülkeninbütünlüğünü kutsayan her kişinin beklentisini ifade ediyor.

Terörizmin rantına dayalı olarak yaşayanların mutlu olmadığı bir süreçiçindeyiz. Bu süreçte “Ben Türklüğümden vaz mı geçeyim” benzeri söylemler, bunların seslendiricilerini de aynı konuma sokmaz mı?

İktidara gol atmak

Hele bunu “İktidardaki AK Parti’ye bir gol atayım” diyerek yapıyorsanız,akılsızlığın sınırlarını zorlamış olmaz mısınız?

Gerçi 28 Şubat post-modern darbesi sürecinde kendileri gibi olmayan Türklere karşı bazılarının sergilediği yaklaşımlarda da, akıl sınırlarının zorlandığını görmüştük.

Şimdi bu aktörlerin “Ulusalcılık pazarlayıcısı” konumunda barışı arama sürecinde piyasaya yeniden çıkmaları, bu akıl zorlamasının tipik örneği değil midir? 

Kısacası “Militan gazetecilik” bir anda “Sanal terörizm”e dönüşebilir. Irkçılığı kaşıyarak tarafsız olmak mümkün değildir.

Kaynak: aktifhaber.com
#

SENDE YORUM YAZ