logo

Karaburun 44

Çözüm sürecini erteleyemeyiz

Çözüm sürecini erteleyemeyiz

Çözüm SüreciBaşbakan Erdoğan,”Eğer bir çıkış olacaksa, biz bu çıkış yolunu şu anda deniyoruz, deneriz ve bundan da yılmayız ve birilerine rağmen de bunu erteleyemeyiz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir’de çeşitli sivil toplum kuruluşu yöneticileriyle bir araya geldi.

Erdoğan, ülke içinde sağladıkları kardeşlik atmosferi, küresel ölçekte mücadelesini verdikleri barışla, demokrasiye insan hak ve hürriyetlerine verdikleri önemle Türkiye’yi büyüttüklerinin altını çizdi.

Erdoğan, “Biz sorunları çözdükçe, sorunlarını geride bıraktıkça, düğümleri tek tek açtıkça atılım yapabilir ancak bu şekilde çıtayı yükseklere çekebiliriz. Sorunların üzerini örtmek, sorunları ertelemek ya da görmezden gelmek Türkiye’yi bir süre idare etse bile daha sonra tedavisi zor yaralara yol açar” görüşünü dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, sorunları çözmek için cesaret gösteremeyenlerin, tedirgin, ürkek ve korkak olanların bir süre milleti kandırsa bile bu sahte imajı sonsuza kadar sürdüremeyeceklerine işaret etti.

Cesaret, samimiyet ve kararlılığın en zor meselelerin çetin sorunların bile üstesinden geleceğini dile getiren Erdoğan, “Karşımızdaki sorun ne kadar büyük olursa olsun sırtınızı Allah’a dayadığınızda, sırtınızı millete dayadığınızda, milletin hayır duasını arkanıza aldığınızda o sorunu siz ezer geçersiniz” dedi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizden önce terörün Türkiye’nin üzerine karabasan gibi çöktüğü 20 yıl boyunca maalesef bu meselenin üzerine cesaretle ve kararlılıkla ve en önemlisi de samimiyetle gidilmedi. Hiçbir hükümet risk almak istemedi. Muhalefette olan partiler sorumluluk almak istemedi. Seçim denildi, oy oranları denildi, tahrik denildi, provokasyon denildi ve süreç sadece idare edildi. Anadolu’da Trakya’da ocaklara ateş düşerken, ateş düştüğü yeri yakarken maalesef siyaset bu acıları dindirmek için kararlı, dirayetli adımlar atmadı.

10 yıldır milletimizin takdiriyle, milletimizin tercihiyle ülkemize hizmet ediyoruz. Partimizi kurarken, programımızı yazarken terör meselesini çözme konusunda tam bir irade sergiledik ve bu iradeyi hükümete taşıdık. Ama ne oldu biliyor musunuz? On yıl içinde terör meselesini çözmek için her adım attığımızda karşımıza engeller çıktı, ne zaman adım atsak karşımızda duvarları bulduk, ne zaman bir girişimde bulunsak karşımızda hendekler bulduk, ne zaman harekete geçsek karşımızda provokasyonları, tahrikler, sabotajlar bulduk. Bunları bir mazeret bir bahane olarak ifade etmiyorum. Bunların hiçbiri bizi yıldırmadı. Ne önümüze örülen duvarlar, ne kazılan hendekler, ne provokasyonlar, sabotajlar bizi yolumuzdan çevirmedi.

Biz bu işi inşallah çözeceğiz dedik, samimiyetle bu işin üzerine gittik. Bu meseleye biz yüreğimizi koyduk ve Allah’ın iziniyle, milletimizin desteğiyle bu yolda yürüyoruz.”

“MHP, bulunmaz Hint kumaşı mı?”

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun terör konusunda kendisiyle görüşmek için randevu talep ettiğini ve bu görüşmenin yapıldığını anımsatan Erdoğan, öneri değil tespitlerle gelen CHP’den daha sonra kendilerine dönüş yapılmadığını vurguladı.

MHP’nin de çözüm adına hiçbir şeye sahip olmadığını, bol bol hakaret ve küfür ettiğini belirten Erdoğan, “CHP randevu ister vermez, AK Parti randevu ister vermez. Arkadaş sen neyin partisisin? Yani bir araya gelip oturmaktan bu kadar kaçınan, bu kadar çekinen bir siyasi parti bu ülkede niye var? Konuşmayacaksak niye var? Adam birbirini öldürüyor daha sonra gidiyorlar birbirleriyle kucaklaşıyorlar, barışıyorlar. E burada böyle bir şey yok. Böyle bir anlayış, böyle bir mantık olabilir mi? Üç kez ben randevu istedim, vermedi. Yani bulunmayan hint kumaşı mısın? Ben milletim adına bunu istiyorum, şahsım adına değil. Böyle bir tablo var. Ben bir iktidar partisinin başıyım, bu ülkenin Başbakanıyım, senden randevu istiyorum. Sen ise hala ipe un seriyorsun” görüşünü dile getirdi.

Bir ülkede muhalefet güçlüyse demokrasinin güçlü olabileceğini ifade eden Erdoğan, onun için güçlü muhalefet istediklerini ama karşılarında bunun olmadığını ifade etti.

“Bebek katili” ifadesi…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bebek katili ile bir araya gelmek” ifadesinin kullanıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Dünyada hangi ülkeye giderseniz gidin o ülkenin iktidarları istihbarat örgütleriyle, ki istihbarat örgütlerinin mensubu dünyada ‘ajanlar’ diye anılır ve onlar vasıtası ile sadece terör suçluları ile değil her türlü suçluyla giderler onlar vasıtası ile görüşmeler yaparlar, onlardan belli şeyleri almanın gayreti içerisine girerler ve çözümü böyle getirirler. Bunlar olmaksızın zaten çözüm olamaz.

Şu anda eğer benim istihbarat teşkilatım bu tür görüşmeleri yapıyorsa siz niçin bundan rahatsız oluyorsunuz? Eğer orada bir çözüm umudu varsa biz bunu ararız arkadaşlar. Birilerine rağmen ararız çünkü biz bu ülkede anaların gözyaşı dinsin istiyoruz, bu akan kan dursun istiyoruz, bunun için bu adımları atıyoruz. Aksi takdirde bunu durduramazsınız, bu olabilir, şu olabilir hepsi.

Şu anda bu işin kanatları belli, İmralı’ya ben getirip koymadım onu. İmralı’ya da geçmişte sol, MHP biliyorsunuz liberal bunların ortaklaşa hükümetinde geldi yerleştirildi. İsabetli de olmuştur belki bir ‘F’ tipi cezaevinde olsa her gün oralarda binlerce insan belki gösteri yapacaktı.

Attıkları adım isabetli de olabilir. Şu anda İmralı’da niye görüşmeler yapılıyor? Veya birileri ile niye görüştürülüyor? Bakın biz şu anda avukatları ile görüştürmüyoruz, niye; yalan yanlış haber getirip taşıdıkları için ama ailesi ile hakkı olan bir çerçevede görüşmesini yaptırıyoruz. Bunların da bize ulusal ve uluslararası çerçevede bir şeyler kazandırdığına da inanıyoruz. Buradan eğer bir çıkış olacaksa biz bu çıkış yolunu şu anda deniyoruz, deneriz ve bundan da yılmayız ve birilerine rağmen de bunu ertelemeyiz.”

“Şehadet üzerinden siyaset yapılmaz”

Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerinin çözüm sürecine yönelik politikalarını eleştirerek, “Şehadet üzerinden, anneler üzerinden siyaset yapılmaz ama muhalefet buna ‘hayır’ diyor. Biz, ‘gelin beraber yapalım’ diyoruz, ‘hayır’. Siz bir öneride bulunun ‘hayır’, destek olun ‘hayır’. Öyleyse kenarda durun ona da ‘hayır’. Peki siz ne istiyorsunuz, siz neyin peşindesiniz. Bir projeyle gelin, sadece ‘Meclis’te olur’
demekle olmaz, projeniz ne bunu söyleyin” dedi.

Gaziliğin övünülmesi gereken bir şeref olduğunu, ancak asla istismar edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, AK Parti iktidarının şehit yakınları ve gazilere, millet ve vatan için attıkları adımlardan dolayı tarihinde olmayan imkanları sağladıklarını söyledi.

Erdoğan, “Tazminatsa tazminat, maaşsa maaş. Emekli olacağı rütbeye kadar ne alacaksa aynen terfi devam etmek suretiyle bunlar. Çocuklarına iş vermek suretiyle iş. Biz bunu ikiye çıkardık. İstiyoruz ki onlar asla bu toplumda mağdur olmasınlar. Toplu Konut İdaremizden faizsiz, enflasyonsuz konutlarda tercih. Bunları hep onlara biz sağladık, niye şehidimize, gazimize bu noktada sahip çıkalım. Bu adımları attık. Bunları lütfen görelim” dedi.

“Bir insanı öldürenin af yetkisini ben kendimde bulamam”

Genel affı gündeme getirenlerin kendilerini hiç dinlemediğini ya da mensubu oldukları bir yerler bulunduğunu, olaya farklı bir çerçeveden baktıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz bir genel affın olmayacağını, olamayacağını defaatle ifade ettik. Ben bizzat ifade ettim ve bunu çok daha ilerilere taşıdım. Hele hele bir insanı öldürenin, bakın dikkat edin, öldürenin af yetkisini ‘ben kendimde bulamam’ dedim. Bundan daha iddialı bir ifade olur mu? Ben bu ifadeyi kullandım diye anamuhalefetin mensupları ‘Bu şeriat devleti getirmek istiyor’ dediler. Ben düşüncemi söyledim, ben böyle düşünüyorum. Ben bu hakkı, bu yetkiyi kendimde bulmuyorum. Devletin de böyle bir yetkisi yoktur.

Ben bunu yine söylüyorum. Bununla ilgili gereken çalışma neyse bunu yapmak durumundayız. Devlet kendisine karşı işlenen suçlarda bu tür af yetkilerini kullanabilir. Ama maktul başkası, affeden başkası. Hayır. O af yetkisi maktulündür, onun varislerinindir. Ben böyle bakıyorum. Yaklaşımım benim bu. Toplumsal huzur için de bu olaya böyle yaklaşmak lazım. ”

Başbakan ayrıca, “Biz vatan sevgisini el ve dille ifade edilen sloganlarla değil vatana, millete olan hizmetlerimizle gösteriyoruz. Vatanın, milletin bu kadar hizmetkarı olan, şehitlerin bu kadar izinde giden bir hükümet, bu vatan, millet aleyhine hiçbir girişimin içinde olmaz” dedi.

Erdoğan, “Çözüm sürecinde en son sözü millet ve ardından da biz söyleriz. Felaket tellalları, savaş baronları, karamsarlar, kötümserler, oy avcıları boşuna çırpınıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkenin, milletin kutlu yürüyüşünü engelleyemeyecekler” ifadelerini kullandı.

Bu video Adobe Flash Player’ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.


Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ