Terkos Tv

logo

Karaburun 44
09 Mart 2013

Necdet Bey’e açık mektup


facebooktwittergoogle plus
Terkos Tv
terkostv@terkostv.com

Emin ÇÖLAŞAN“Sayın Paşam Necdet Bey, nasılsınız? Bu ortamda herhalde çok iyisinizdir! Size bazen vatandaş Emin kimliğimle açık mektuplar yazıp rahatsız ediyorum, keyfinizi kaçırıyorum ama ne yapayım! Bunu, düşüncelerimi sizin gibi yüce bir kişilikle, hem de milletimizin önünde paylaşmak için yapmak zorunda kalıyorum. Sizden herhangi bir yanıt da beklemiyorum. Sizin gibi büyüklerin bizim gibi sıradan vatandaşlara yanıt vermesinin mümkün olmadığını elbette biliyorum. Necdet Bey, siz orada Genelkurmay Başkanlığı makamında oturuyorsunuz… Ve Türkiye’de çok ilginç, aklın ve mantığın almayacağı olaylar oluyor. İsterseniz bazı örnekler vereyim. Geçmiş yıllarda sizin komutanlarınız vardı. Onların önünde topuk selamı verip esas duruşta beklerdiniz. Gün geldi, o komutanlarınız birer birer tutuklanıp içeri atıldı. Acaba ne oluyordu? Mevcut iktidar Türk Ordusu’ndan intikam mı alıyordu? Rövanş maçı mı oynanıyordu, geçmişin hesabını sizin komutanlarınızdan, silah arkadaşlarınızdan mı soruyordu? Bu konuda bir gün olsun konuşmak zahmetinekatlanmadınız. Bırakın içeri tıkılanları ziyaret etmeyi de bir yana, onların halini hatırını bir gün olsun sormadınız. Onlar gibi aile bireyleri de perişan. Bir sürü haksızlıkla boğuşuyorlar. Ne olurdu bir gün olsun onlardan birini arayıp sorsaydınız Necdet Bey! Genelkurmay Başkanlığı olarak sık sık açıklamalar yapıyorsunuz. Ne olurdu bir açıklamanızda o silah arkadaşlarınızın durumuna değinseydiniz!.. Günaha mı girerdiniz? Onların hakkını siz değil de Tayyip mi koruyacak!

* * *

Necdet Bey, dün basına ilginç bir haber daha yansıdı. 1. Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman geçtiğimiz pazar günü Ankara Adliyesi’ne çağrılmış ve “Şüpheli” olarak 28 Şubat soruşturmasında savcılara ifade vermiş. Savcılık, Ataman’ı tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk etmiş, mahkeme tutuklamamış. Savcılık bunun üzerine adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı istemiş. Benim bildiğim kadarıyla İstanbul merkezli 1. Ordu, Türkiye’nin en büyük ordusudur. Onun komutanı bile “Şüpheli” olarak ifadeye çağrılıyorsa, sizin bu konuda söyleyeceğiniz bir söz yok mudur Necdet Bey? O komutan yine bildiğim kadarıyla Genelkurmay Başkanı’nın TSK’daki sağ kollarından biridir. Bunlar sizi hiç mi rahatsız etmiyor? Deniz Kuvvetleri’ndeki amirallerin yarısı şu andatutuklu. Ya bu oluşumlar, bunlardan da rahatsızlık duymuyor musunuz?

* * *

Necdet Bey, terörle yıllarca mücadele eden ve bu yolda binlerce şehit veren bir ordunun başında görev yapıyorsunuz. Sizin hükümetiniz şimdi o örgütün başındaki kişiyle resmen pazarlık ediyor. Ülkemizin geleceğini İmralı’da yatmakta olan bir katil belirliyor. Hükümet aciz kalmış, terörü durdursun diye o herifin ağzınıniçine bakıyor. Kürtçü milletvekilleri onun ayağına gidip emirlerini alıyor, örgüte götürüyor… Sonra Kuzey Irak’ta terör örgütüyle yaptıkları toplantılarda katilin resimleri ve örgütün paçavraları önünde çekilen resimleri yayınlanıyor. Bu terör mücadelesinde general, subay, astsubay, uzman çavuş ve erlerden tam yedi bin şehit verdik. Siz şimdi olanları içinize nasıl sindiriyorsunuz? Ülkemizin geleceğinin Abdullah Öcalan isimli bir katilin ellerine bırakılmasına nasıl sessiz kalıyorsunuz? Bugün pazarlıklar yapılıyor. KCK’lıları serbest bırakacak yasa tasarısı Meclis’e geldi. Ama bunların siyasi istekleri henüz gündeme gelmedi. Çok yakında o da gelecek. “Silah bırakma” karşılığında Doğu ve Güneydoğu illerinde özerklik isteyecekler, federasyon isteyecekler. “Türk” sözcüğü ve kavramı anayasadan çıkarılacak. Bunlar benim kehanetlerim değil. Herifler bunları istiyor, hükümet veriyor. Genelkurmay Başkanı kimliğinizle siz bu oluşumlar karşısında nasıl sessiz ve tepkisiz kalabiliyorsunuz? Bazen çeşitli sosyal ortamlarda subaylarla karşılaşıyorum. Onların söylediklerini siz de bir duyabilseniz Necdet Bey, inanın çok üzülür ve bu çekingen, ürkek, sessiz tavrınızı biraz olsun değiştirmeye karar verirsiniz.

* * *

Necdet Bey, o makama kaderin cilvesiyle nasıl geldiğinizi bilmeyen yok. Sizden önceki Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve komutanlar, hükümetin yaptıklarını içlerine sindiremediler ve onurlu bir biçimde istifa ettiler. Böylece bir anda önünüz açıldı, sıranızı bile beklemeden o makama geldiniz. Hoşgeldiniz, safalar getirdiniz! Şimdi bu mektubu okurken belki diyeceksiniz ki “Ben, beni bu makama getiren hükümetin bir memuruyum. Öyle her konuda cart curt konuşamam. Konuşursam sayın hükümetimiz bana kızar…” Tamam, siz bu hükümetin memurusunuz ama sıradan bir memur değilsiniz. Gariban memur vardır, tavır koyarsa kaybedeceği çok şey olduğunu bilir ve ses çıkaramaz. O memur, iktidarın emir kulu olarak görev yapmak zorundadır. Siz neden korkuyorsunuz Necdet Bey? Kaybedecek neyiniz var?

* * *

Komutanlarınız ve silah arkadaşlarınız içeride. Türkiye bir din devleti yapılmak isteniyor. Ülkenin geleceğini İmralı’da yatmakta olan bir katil ve örgütün Kuzey Irak’taki merkezi belirliyor. Özerklik istediklerini artık açık açık söylüyorlar ve sizden tık yok! Siz bütün bu olumsuz gelişmeler konusunda herhalde şu nedenle sessiz kalıyorsunuz: “Siyasi iktidar vardır, istediğini yapar… Yargı vardır, istediğini tutuklar… Apo vardır, hükümetle uzlaşırsa ülkeyi bölme hakkına sahiptir!..” Yapmayın Necdet Bey, yapmayın! Türk milletinin ordusuna olan güvenini böyle sarsmayın. Bugünkü iktidara yakın olabilirsiniz. Oyunuzu onlara veriyor da olabilirsiniz. Ama siz o makamda Tayyip’in ya da siyasi iktidarın değil, Türk milletinin Genelkurmay Başkanı olarak oturuyorsunuz… Ve o ordu sizin değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu milletin ordusu. Siyasi iktidar yargıyı ele geçirmiş, sokmuş elini ordumuzun içine, istediği gibi oynuyor. Cumhuriyet Donanması’nın Komutanı olan Oramiral Nusret Güner geçenlerde niçin istifa etmek zorunda kaldı? Mevcut iki Oramiral’den biri niçin gitti?.. Siz bu olayı haftalarca niçin gizlediniz? Bunları biraz olsun düşünün!

* * *

Necdet Bey, siyasi iktidar Cumhuriyet Ordusu’nu devşiriyor. Siz o makama gelene kadar ordumuza ana avrat söven şeriatçılar ve yandaşlar, şimdi niçin size övgü düzüyorlar? Bu ilginç sessizliğiniz, kamuoyunda “Kuzuların sessizliği” olarak tanımlanıyor. Sessizliğiniz, bu yapılanlara onay vermektir. Bir gün açın ağzınızı da, bir konuşun! Bu gidiş karşısında yok mu söyleyeceğiniz bir şey, yok mu? Böyle mektuplarla yüce kişiliğinizi rahatsız ediyorsam özür dilerim! Kolay gelsin Necdet Bey, size daha nice başarılar dilerim!”

Sözcü Gazetesi

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Uğur Dündar’dan çok sert sözler: Bazı cahiller

    11 Kasım 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR, Video Galeri

    Usta Gazeteci Uğur Dündar İzmir’den canlı olarak yayınlanan Sözcü Arenası programında gündeme yönelik Gökmen Ulu’nun soruları yanıtladı. Dündar, bazı kesimlerce Ak Saray ile Anıtkabir’in karşılaştırılmasına çok sert tepki gösterip, ”Bazı cahiller…” diye söze başladı ve bakın neler söyledi… ...
  • Erdoğan’a oy vermek, ülkenin parçalanmasına ‘Evet’ demektir

    19 Temmuz 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR

    Elekdağ, Çankaya seçimi öncesi yasalaşan Çözüm Paketi’ni eleştirdi: Bu yasa Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak için PKK’ya verdiği rüşvettir Sev­gi­li okur­la­rım, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi tar­tış­ma­la­rı ara­sın­da Mec­li­s’­ten apar to­par bir ya­sa ge­çi­ril­di. İs­tan­bul Ba­ro­su Yö­ne­ti­mi ve ba­zı ta­raf­sız göz­lem­ci­ler, kı­sa­ca “Çö­züm Ya­sa­sı­” de­ni­len bu ya­sa­nın Öca­la­n’­la Er­do­ğan ara­sın­da­ki pa­zar­lı­ğın ürü­nü ol­du­ğu­nu öne sü­rü­yor­lar. On­la­ra gö­re, bu ya­sa­nın iki ama­cı var: Bi­rin­c...
  • Bu bölünmeden kimse kendine kâr çıkaramaz

    23 Mayıs 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR

    Kumpas mağduru İlker Başbuğ, Uğur Dündar’a konuştu: Ergenekon’dan tahliye edilen Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ Türkiye’nin durumunu böyle özetledi. “Travmatik haldeyiz” dedi Başlarken… Önceki günkü yazımda ilk duyurusunu yapmıştım. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’la yaptığımız röportajı, bugün yayımlamaya başlıyoruz. Hafta başında, İstanbul-Fenerbahçe Orduevi’ndeki konutunda gerçekleşen görüşmemizde, Başbuğ’un “Soma Felaketi’ne yönelik düşüncelerinden, askeri hükümlü ve tutsakların ...
  • Onu bu kasetler mahvetti

    27 Mart 2014 Emin ÇÖLAŞAN, Manşet

    Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, ne demişti rahmetli şairimiz Orhan Veli… “Beni bu güzel havalar mahvetti/ Böyle havada istifa ettim memuriyetimden/ Böyle havada aşık oldum…” Bazen herkesi mahveden şeyler ortaya çıkabilir. Örneğin Tayyip’i güzel havalar değil ama bu kasetler mahvetti. Bulup piyasaya sürenlere teşekkür borçluyuz. Birilerinin nasıl ahlaksız, hırsız, rüşvetçi olduğunu bu kasetler sayesinde öğrendik. Hepsi dört dörtlüktü. Kendi seslerinden yayınlanmıştı. Sesleri bugün bile kulaklarımızda çınlıyor! “Oğlum evdeki paraları sı...