Terkos Tv

logo

Karaburun 44

Naftalin Bozulmuşsa!..


facebooktwittergoogle plus
Terkos Tv
terkostv@terkostv.com

Uğur DündarAnlatacağım olayın bir benzerine dünya demokrasi tarihinde rastlanacağını pek sanmıyorum.
Bana göre bu olay, dünyada bir ilk!
Hemen belirteyim, övünülecek bir durum değil.
Üzücü, hatta demokrasimiz (!) açısından maalesef utanç verici…

* * *

Sevgili okurlarım,
Demokrasiyle yönetilen hukuk devletlerinde usta bir mizah sanatçısı, anılarını anlattığı kitaba nasıl başlar?
Komik bir anekdot, ya da bir fıkrayla değil mi?
Hayır!
Bugüne kadar 50 kitap yazan büyük mizah ustası Müjdat Gezen, son kitabı “NAFTALİN BOZULMUŞSA”ya, Anayasa’nın 26. maddesiyle başlamış!
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir…”
Okuduğunuz gibi düşünce ve düşünceyi açıklayıp yayma özgürlüğü, anayasamızda bir maddeyle güvence altına alınmış.
Peki ya gerçek?
Kitabı okuyunca gerçeğin hiç de anayasada yazıldığı gibi olmadığı görülüyor.
“Arena” programında bir soru üzerine düşüncesini açıklayan Müjdat Gezen’in başına gelenler, insanın tüylerini ürpertiyor.

* * *

Müjdat Gezen kitabın yazımını tamamladıktan sonra, avukatı Turgut Kazan’a gönderip, “NAFTALİN BOZULMUŞSA”yı hukuk süzgecinden geçirmesini rica etmiş.
Yılların hukukçusu Turgut Kazan, nasıl bir cevap verse beğenirsiniz?
“Sevgili Müjdat,
…Yazılmamış bir kitap için bile tutuklama kararı verildi. Basılmamış kitap toplatıldı. Bu nedenle ve böyle bir Türkiye’de, benim hukukçuluğuma filan güvenme! Çünkü hukuku olmayan bir ülkede hukukçu olmak, denizi olmayan bir ülkede Bahriye Nazırı olmaya benzer!”
Baro başkanlığı yapmış, engin bilgi ve deneyim sahibi, duayen hukukçu Turgut Kazan, Gezen’i uyarıyor ve “Benim hukukçuluğuma filan güvenme!” diyor.
Hukukun kalmadığını, naftalinin bozulduğunu ilan ediyor…
“Naftalin bozulmuşsa yapacak bir şey yoktur” demeye getiriyor.

* * *

Kadim dostum Müjdat Gezen, politik mizah yaptığından gelmiş geçmiş hiçbir iktidara yaranamadı. Hepsinin hışmına uğradı.
Onu susturabilmek için aleyhinde çeşitli davalar açıldı, birçok kez gözaltına alındı, hatta merhum arkadaşı, Savaş Dinçel’le birlikte zindana bile atıldı.
Ama AKP iktidarında yaşadıkları, onu ayaklarından zincirletip demir parmaklıklar ardına gönderen 12 Eylül dönemine bile rahmet okuttu!
Ona yalanlar ve iftiralarla saldırdılar, linç kampanyaları başlattılar, ikide bir yargıç önüne çıkardılar, ağzından çıkmamış sözcükleri söylemiş gibi göstererek mahkum etmeye çalıştılar, manevi işkencenin en ağırını yaptılar…

* * *

Bunlardan birini, şu satırlarla anlatıyor:
“Bir gün Recep Tayyip Erdoğan beni mahkemeye verdi. Kendisine “aptal” dedim diye! Meclis çatısı altında kürsüden bana ne dedi biliyor musunuz?.. “Aptal diyen zat aynaya baksın, orada mübarek sıfatını görecektir…” Yani asıl benim aptal olduğumu söylüyor ki, bu doğrudur!.. Doğru olmayan ise ben Başbakan’a aptal demedim. Bunu kendi de biliyor. Seçim meydanlarında işi iyice azıtıp: “CHP’ye oy vermeyenler aptaldır diyenler var” bile dedi! Dava açtı ve o davayı Başbakan kazandı. Bağımsız mahkemelerimiz var ya! Benden elli bin istemiş, yargıç onu on bine razı etmiş. Temyize gittik. Orada da bağımsızlıkla karşılaşırsak, AİHM’ne gideceğim. Çünkü yalan üzerine kurulu bir davanın galibi olmaz… Başbakan bile olsa…”

* * *

Anayasa’nın 26. maddesi herkesin düşüncesini serbestçe yayma hakkına sahip olduğunu yazıyor.
Siz yazılanlara bakmayın!
Sevgili Müjdat Gezen “NAFTALİN BOZULMUŞSA”yı basacak bir yayınevi bulamadı.
Yıllardır çalıştığı yayınevleri basmaya korktular!
O da, kendisi bastırdı.
Kitapta sadece yaşanmış acılar yok.
Çok güleceğiniz komik anılar ve fıkralar da var.
Hatta kendisiyle dalga geçtiği bölümler bile var…
Tarihe not düşen bu kitabı mutlaka okumanızı öneriyorum.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Uğur Dündar’dan çok sert sözler: Bazı cahiller

    11 Kasım 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR, Video Galeri

    Usta Gazeteci Uğur Dündar İzmir’den canlı olarak yayınlanan Sözcü Arenası programında gündeme yönelik Gökmen Ulu’nun soruları yanıtladı. Dündar, bazı kesimlerce Ak Saray ile Anıtkabir’in karşılaştırılmasına çok sert tepki gösterip, ”Bazı cahiller…” diye söze başladı ve bakın neler söyledi… ...
  • Erdoğan’a oy vermek, ülkenin parçalanmasına ‘Evet’ demektir

    19 Temmuz 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR

    Elekdağ, Çankaya seçimi öncesi yasalaşan Çözüm Paketi’ni eleştirdi: Bu yasa Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak için PKK’ya verdiği rüşvettir Sev­gi­li okur­la­rım, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi tar­tış­ma­la­rı ara­sın­da Mec­li­s’­ten apar to­par bir ya­sa ge­çi­ril­di. İs­tan­bul Ba­ro­su Yö­ne­ti­mi ve ba­zı ta­raf­sız göz­lem­ci­ler, kı­sa­ca “Çö­züm Ya­sa­sı­” de­ni­len bu ya­sa­nın Öca­la­n’­la Er­do­ğan ara­sın­da­ki pa­zar­lı­ğın ürü­nü ol­du­ğu­nu öne sü­rü­yor­lar. On­la­ra gö­re, bu ya­sa­nın iki ama­cı var: Bi­rin­c...
  • Bu bölünmeden kimse kendine kâr çıkaramaz

    23 Mayıs 2014 Gündem, Manşet, Uğur DÜNDAR

    Kumpas mağduru İlker Başbuğ, Uğur Dündar’a konuştu: Ergenekon’dan tahliye edilen Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ Türkiye’nin durumunu böyle özetledi. “Travmatik haldeyiz” dedi Başlarken… Önceki günkü yazımda ilk duyurusunu yapmıştım. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’la yaptığımız röportajı, bugün yayımlamaya başlıyoruz. Hafta başında, İstanbul-Fenerbahçe Orduevi’ndeki konutunda gerçekleşen görüşmemizde, Başbuğ’un “Soma Felaketi’ne yönelik düşüncelerinden, askeri hükümlü ve tutsakların ...
  • Onu bu kasetler mahvetti

    27 Mart 2014 Emin ÇÖLAŞAN, Manşet

    Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, ne demişti rahmetli şairimiz Orhan Veli… “Beni bu güzel havalar mahvetti/ Böyle havada istifa ettim memuriyetimden/ Böyle havada aşık oldum…” Bazen herkesi mahveden şeyler ortaya çıkabilir. Örneğin Tayyip’i güzel havalar değil ama bu kasetler mahvetti. Bulup piyasaya sürenlere teşekkür borçluyuz. Birilerinin nasıl ahlaksız, hırsız, rüşvetçi olduğunu bu kasetler sayesinde öğrendik. Hepsi dört dörtlüktü. Kendi seslerinden yayınlanmıştı. Sesleri bugün bile kulaklarımızda çınlıyor! “Oğlum evdeki paraları sı...