logo

Karaburun 44

Anayasasında adı söylenmeyen bir millet olamaz

Anayasasında adı söylenmeyen bir millet olamaz

ESKİ Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Samsun’un Bafra İlçesi’nde yerel bir
gazetede yazdığı makalede, “Yapılacak Anayasa, bütün insanları bir araya
getirecek, birleştirecek bir toplumsal sözleşme olmak zorundadır. Anayasasında
adı söylenemeyen, inkar edilen bir millet olamaz” dedi.

İkmet SamitürkEski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün, Samsun’da yayınlanan Bafra Haber adlı
yerel gazetede yayınlanan makalesinde, yapılacak yeni Anayasa’daki vatandaşlık
tanımına değindi. Son zamanlarda bir ‘Türk kimliğinden kaçış’ modası başladığını
belirten Türk, kimilerinin ‘Türk’ dememek için zorlama bir sözcükle ‘Türkiyeli’
dediğini, kişilerinin ise etnik kimlik karşılaştırması ile kendisinin aslında
Türk olmadığını, Kürt, Arap, Arnavut, Laz, Gürcü, Çerkez, Boşnak olduğunu
söylediğini hatırlattı.

BMM’de grubu bulunan dört siyasi partinin üçer
temsilcisinden oluşan ve yeni Anayasa Taslağını hazırlamakla görevlendirilen
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda görüşülmek üzere, yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası’nın ‘Türk vatandaşlığı’ kenar başlıklı 66’ncı maddesinin yerini alacak
taslak madde için siyasi partilerce Yazım Komisyonu’na yapılan önerilere dikkat
çeken Türk, “Önerilerin çoğu da, bu modaya uygun bir içerik taşıyor. Yeni
maddenin kenar başlığı için MHP şimdiki ‘Türk vatandaşlığı’ ibaresinin
korunmasını isterken, AK Parti ve BDP ‘Vatandaşlık’, CHP seçenekli olarak
‘Vatandaşlık-Türk vatandaşlığı’ sözcük veya ibarelerini öneriyor. Böylesine
farklı yaklaşımlar arasında nasıl bir uzlaşma sağlanacağı, Anayasa Uzlaşma
Komisyonu çalışmasını tamamladığı zaman görülecektir” diyerek şöyle devam
etti:

ANAYASASINDA İNKAR EDİLEN MİLLET OLAMAZ

“Gerçi milletvekili
ve Cumhurbaşkanı antları bakımından bir yanda CHP ve MHP, öbür yanda AK Parti ve
BDP önerileri arasında belirli bir yakınlıktan söz edilebilir. Üstelik AK Parti
ve BDP, gerek vatandaşlık tanımında, gerek milletvekili ve Cumhurbaşkanı
antlarında ‘Türk’ sözcüğüne yer vermemek konusunda kararlı görünmektedirler.
Böylece çok ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Bu, aynı zamanda her türlü
milliyetçiliği, bu arada Türk milliyetçiliğini ayaklarının altına aldıklarını
söyleyen Başbakan Erdoğan’ın partiler arasında geniş bir uzlaşma olmazsa yeni
Anayasayı BDP desteğiyle TBMM Genel Kurulundan geçirip halkoylamasına sunma
düşüncesinin altyapısını oluşturmaktadır. Her millet, içinde farklı etnik
gruplar veya milliyetler, ülkesinde özerk bölgeler bulunsa da, resmi dil yanında
bir kültür zenginliği olan ve korunması gereken farklı diller konuşulsa da
yaptığı anayasada kendi adını kullanmaktadır. Zaten doğal olan, normal olan da
budur. Dolayısıyla yeni Anayasa’da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve
egemenliğin sahibi olarak ‘Türk Milleti’, onun aynı zamanda vatandaş sıfatıyla
çeşitli hak ve yükümlüklerin öznesi olarak bireylerinin tekil veya çoğul ‘Türk’
adıyla belirtilmesi bir zorunluluktur. Bu sözcük, Türk Milletini oluşturan bütün
etnik grupların, yani etnik anlamda Türk, Kürt, Arap, Arnavut, Laz, Gürcü,
Çerkez, Rum, Boşnak, Acem, Ermeni veya Yahudi, vb olarak adlandırılan insanların
ortak vatandaş kimliğidir. Yapılacak Anayasa da, bütün bu insanları bir araya
getirecek, birleştirecek bir toplumsal sözleşme olmak zorundadır. Anayasasında
adı söylenemeyen, inkar edilen bir millet olamaz. Aksi takdirde şu soru cevapsız
kalacaktır. ‘Siz, bu Anayasayı hangi millet için hazırlıyorsunuz.’ Olası bir
halk oylamasıyla hangi milletin onayına sunmayı düşünüyorsunuz?”

Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ