logo

Karaburun 44

Ankara’da dönüş senaryoları

Ankara’da dönüş senaryoları

Kürt sorununa siyasi bir çözüm bulmak üzere hükümet tarafından başlatılan
diyalog sürecinin PKK’nın saldırılarını durduracağını ilan etmesiyle yeni bir
aşamaya girmesiyle Ankara’da sürecin devamı için hazırlanan senaryo çalışmaları
hızlandı.

Üç aşamalı planın, yaklaşık olarak bir yıl içinde, yani Mart 2014’te yapılacak
yerel seçimlere dek uygulama imkânı bulması hedefleniyor.
Bu 3 aşama şöyle:

1] PKK militanlarının Türkiye sınırları dışına çıkması ve silah
bırakılması,

2] Sürecin siyaseten yönetimi, yasal ve psikolojik zeminde
atılacak adımlar,

3] Geri dönüş, toplumla entegrasyon süreci ve
normalleşme.

Yasadışı PKK’nın fiili yöneticiliğini yapan Murat
Karayılan’ın Hasan Cemal’e verdiği mülakatta siyasi, psikolojik ve askeri
bakımdan çekilmenin çok hızlı olamayacağını ifade etmesi Kanal-7’de sorulduğunda
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, acele etmek yerine sürecin güvenli yürümesini
tercih edecekleri anlamına gelen bir cevap vermişti. Ama yine de önemli bir
takvim olduğu anlaşılıyor.

Aşamaların belli olmaya başlayan ayrıntıları
şöyle:

ÇEKİLME:
Türkiye’deki sayıları 1500 kadar tahmin edilen
silahlı militanların çoğu Irak olmak üzere Türkiye dışına çıkması için hükümetin
aklındaki son tarih, 2014 Bütçe görüşmelerinin başlayacağı 2013 Ekim sonu-kasım
başı. Bütçe görüşülürken araya diğer konuların girmesi çok zor oluyor. Bütçenin
ardından siyasi partiler Mart 2014 yerel seçimlerine hazırlık sürecine girecek
ve zorluk devam edecek. Hükümetin tercihi, çekilmenin ağustos-eylül aylarına dek
tamamlanması ve böylece 1 Ekim’deki Meclis açılışı öncesinde yasal adımlar
atılmasına elverişli siyasi ortamın doğması.

Bu süreçte hükümet,
Meclis’te bir ‘Geçmişteki Hukuksuzlukları Araştırma Komisyonu’ ya da kısaca
‘Hukuksuzlukları Araştırma Komisyonu’ kurmak için adım atabilir. Bu komisyon,
temel olarak Soğuk Savaş, darbeler ve PKK’yla düşük yoğunluklu savaş döneminde
karanlıkta kalmış cinayet ve gelişmelerin üzerine gitme amacını taşıyacak.

Anayasa değişiklikleri zaten Meclis’te ilerleyen bir süreç, ama birkaç
haftaya yürürlüğe girmesi beklenen dördüncü yargı paketinin de süreci
rahatlatması bekleniyor.

SÜREÇ YÖNETİMİ: Sürecin yönetimi asıl olarak
bir sonraki normalleşme adımına toplumun ve siyasi altyapının hazırlanmasını
amaçlıyor. ‘Âkil’ insanlar (adamlar demeyelim, kadınlar da var) komisyonları,
işin karar mekanizmasından çok projenin topluma anlatılması, görüşlerinin
alınması ve karar alıcılarla toplum arasında köprü oluşturması amacıyla
düşünülüyor.

MHP’nin cumartesi günü Bursa mitinginin de gösterdiği gibi,
diyalog sürecine toplumda tepkiler de var. CHP tepkisi MHP’den farklı ve
diyaloğa değil, diyaloğun hükümet tarafından Meclis pek dahil edilmeden
sürdürülmesine karşı çıkıyor. Bir de 70 bin kadar köy korucusunun durumu var.
Yani yönetilmesi gereken tek süreç, BDP ve PKK’nın kendi tabanını ikna süreci
değil; hükümetin de buna ihtiyacı var.

Hükümetin bu aşamada atmayı
düşündüğü önemli bir adım var. Bakanlar Kurulu birkaç hafta içinde bir ‘İnsan
Hakları Eylem Planı’nı görüşmeyi gündemine alacak. Her bakanlığa Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’ne tam uyum amacıyla hedefler ve takvim öngörülecek. Bu eylem
planının etkilerinin 2013’ün ikinci yarısından itibaren hissedilmesi bekleniyor.
Güven arttırıcı önlemler sınıfında sayılabilecek bir başka adım da hükümetin
Meclis’ten talep ettiği sınırötesi harekât düzenleme yetkisini iade etmesi ya da
askıya alması olabilir.

NORMALLEŞME:
Sürecin en önemli aşamalarından
birisini de ülke dışına çıkıp silah bırakmış militanların (ki toplam sayısı 5
binden fazla olarak tahmin ediliyor) Türkiye’ye dönüp toplum hayatına dönmesi
oluşturuyor. Haklarında adli sicil, kovuşturma olmayan, PKK’nın karar
kademelerinde olmayanlar için fazla bir sorun çıkmayacak gibi görünüyor. Karar
kademelerinde olmasalar da haklarında kovuşturma, kayıt bulunanlar için yasal
bir düzenleme gerekecek gibi görünüyor. Ama asıl sorun, son 30 yılda 40 bin cana
mal olan PKK eylemlerini yönetmiş kadrolarda çıkacak gibi. Başbakan Tayyip
Erdoğan, bunların ‘üçüncü ülkelere’ gidebileceklerini söylemişti; ki bundan daha
çok İskandinav ülkeleri anlaşılıyor.

Bu konudaki belirsizliğin iki
sebebi var; hem Türkiye toplumunun ve yönetimin hem de PKK’nın ‘hazmetme
kapasitesi’. Bu aşamada hükümet normalleşme adına bir önemli adım daha atabilir.
O da Terörle Mücadele Kanunu’nun tamamen kaldırılmasıyla sonuçlanacak şekilde
Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak bir dizi değişiklik. Bunlar sürecin başarıyla
devamı halinde geçerli olacak senaryonun aşamaları. Peki, hükümet sürecin
başarısız olacağına nasıl karar verecek? Buna açıkça cevap veren yok. Ama şu
izlenim aktarılabilir: Alınacak önlemlerle arttırılan demokratik haklar ortamı,
saldırıları durdurmazsa, yani terörist eylemler devam ederse, o zaman terör
eylemlerinin hakların verilmemesinden kaynaklandığı tezi çökecek.

Böyle
bir durumda özellikle Kürt kökenli vatandaşların PKK’yı dışlamaları
başarısızlığın dozunu hafifletse de başarısızlık saptaması yapılabilir. Yani bu
sürecin devamı, aslında Öcalan’ın 21 Mart’ta Diyarbakır’da okunan mesajında
olduğu gibi PKK’nın silahlı mücadeleye gerçekten son vermiş olmasına bağlı

Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ