logo

Karaburun 44

Kü­für ko­nu­sun­da baş­ba­kan­la ya­rışırım

Kü­für ko­nu­sun­da baş­ba­kan­la ya­rışırım

Duayen sanatçı Müjdat Gezen, yaşadığı baskıları SÖZCÜ’ye anlattı


Mizahtan ihtilal olmaz ki“Türkiye’de sanatın sistematik olarak gözden düşürülmesi yüreğimi fena sızlatıyor. Bunlar için tiyatro da günah”

Ba­ha­ri­ye­’de Müj­dat Ge­zen Ti­yat­ro­su­’n­da, ‘1881-’ sah­ne­le­nir­ken, biz de oda­sın­da Müj­dat Ge­ze­n’­le soh­bet et­tik… Ön­ce ye­ni çı­kan ki­ta­bı­nı, son­ra ti­yat­ro­yu ve Tür­ki­ye­’de­ki sa­nat­ ile ya­şa­nan­la­rı ko­nuş­tuk…

– ‘Naf­ta­lin Bo­zul­muş­sa­’ ki­tap­çı raf­la­rın­da­ki ye­ri­ni al­dı, kut­la­rız. Hem yaz­dı­nız hem ya­yın­cı­lı­ğı­nı yap­tı­nız…
Çün­kü kim­se bas­ma­dı, ba­sa­ma­dı (gü­lü­yor). Ki­ta­bı ha­zır­la­dık­tan son­ra be­nim ça­lış­tı­ğım ya­yı­nev­le­ri­ne gö­tür­düm. “A­dı ne­dir?” di­ye sor­du­lar. ‘Naf­ta­lin Bo­zul­muş­sa­’ de­yin­ce, dü­şün­me­ye baş­la­dı­lar (gü­lü­yor). Tuz ko­kar­sa gi­bi bir şey bu… “Son­ra ba­ka­rı­z” kar­şı­lı­ğı­nı ver­di­ler. Ben de an­la­dım ta­bi­i. Kol­la­rı­mı sı­va­yıp ya­yı­ne­vi­mi kur­dum ve bas­tım ki­ta­bı­mı. Sa­tı­şı da çok iyi gi­di­yor.
– Ki­tap­ta ne­ler var?
Ki­ta­bım­da sa­de­ce mah­ke­me dos­ya­la­rı yok. Sah­ne ve tur­ne anı­la­rı, Ka­ra­de­niz fık­ra­la­rı da var.
– Naf­ta­lin bo­zul­du mu?
(De­rin bir iç ge­çi­ri­yor) Ma­ale­sef, o ka­dar üz­gü­nüm ki. Tür­ki­ye­’de sa­na­tın sis­te­ma­tik ola­rak göz­den dü­şü­rül­me­ye ça­lı­şıl­ma­sı yü­re­ği­mi sız­la­tı­yor. Hey­kel­ler yı­kı­lı­yor, dev­let ti­yat­ro­la­rıy­la şe­hir ti­yat­ro­la­rı ka­pa­tıl­mak is­te­ni­yor, in­san­lar sis­te­ma­tik ola­rak oku­ma alış­kan­lık­la­rın­dan uzak­laş­tı­rı­lı­yor… Ne­den? Çün­kü, ca­hil in­sa­nı kan­dır­mak da­ha ko­lay­dır. He­def kit­le aşa­ğı­ya doğ­ru çe­ki­lip, kan­dı­rıl­ma­sı da­ha ko­lay ha­le ge­ti­ri­li­yor. İn­san­lar da bir yer, iki yer, üçün­cü­de “Du­run ya­hu, ne olu­yo­ruz?“ di­ye­bi­lir. Ama ne za­man!
– Ya­sak­lar da var…
Ol­maz mı, Tür­ki­ye­’de­ki 11 kent­te iç­ki ya­sa­ğı var. İn­san­la­rın öz­gür­lük­le­ri­ne ka­rış­ma hak­kı­nı na­sıl ken­di­le­rin­de bu­la­bi­li­yor­lar, an­la­mı­yo­rum. İn­san­la­rı fe­na kor­kut­tu­lar. Kor­ku fe­na bir şey­dir. Kor­ku, gün ge­lir kor­ku­ta­nı da kor­ku­tur.
– Ba­har ay­la­rın­da bir tur­ne dü­şü­nü­lü­yor mu?
‘1881-’le 30 Ni­sa­n’­da An­ka­ra­’da­yız. Ge­çen gi­di­şi­miz­de Ah­met Nec­det Se­zer de ge­lip iz­le­di, ina­nıl­maz bir il­gi var­dı. Da­ha son­ra De­niz­li, İz­mir, Kar­şı­ya­ka, Ha­tay, An­tal­ya, Ada­na ve Es­ki­şe­hi­r’­de ola­ca­ğız. Oyun, coş­kuy­la kar­şı­la­nı­yor. Ata­tür­k’­ün en aşa­ğı­lan­dı­ğı, en hor­lan­dı­ğı de­vir bu de­vir ol­du ama 10 Ka­sı­m’­da Anıt­ka­bir zi­ya­ret­çi re­ko­ru kır­dı. Ata­tür­k’­ü ne ka­dar göm­me­ye ça­lış­sa­lar da öv­müş gi­bi olu­yor­lar. Ata­tür­k’­ün fark­lı bir bü­yü­sü var. Ba­na gö­re gö­rev­len­di­ril­miş ola­rak gel­di dün­ya­ya, gö­re­vi­ni yap­tı ve er­ken­den gö­çüp git­ti. Ney­se ki, ül­ke­de sı­kın­tı yok (gü­lü­yor)! Çün­kü, sı­kın­tı­nın en yo­ğun şe­kil­de ya­şan­dı­ğı bu dö­nem­de bir de “Sı­kın­tı yo­k” la­fı çı­ka­rıl­dı. Şim­di her­kes “Sı­kın­tı yo­k” di­yor. Sen is­te­di­ğin ka­dar “Yo­k” de, gırt­la­ğı­mı­za ka­dar sı­kın­tı­ya bat­mı­şız. Kı­zım Hol­lan­da­’da, ça­ğı­rı­yo­rum, gel kı­zım oku­lun ba­şı­na geç di­yo­rum. “Yok ba­ba ge­le­mem. Her gün na­sıl yar­gı­lan­dı­ğı­nı, mah­ke­me­den mah­ke­me­ye na­sıl koş­tu­ğu­nu gör­mek is­te­mi­yo­ru­m” di­yor.
– Su­çunuz ne­dir?
Su­çum, mi­zah yap­mak… İn­san­la­rı gül­dü­rü­yo­ruz iş­te, Le­vent Kır­ca da ya­pı­yor, ben de ya­pı­yo­rum. Mi­zah­tan ne olur, ih­ti­lal mi olur Al­la­haş­kı­nı­za? (gü­lü­yor). Mi­zah­tan ih­ti­lal ol­maz ki! İs­met İnö­nü­’den Sü­ley­man De­mi­re­l’­e ve Tur­gut Öza­l’­a ka­dar yüz­le­ri­ne kar­şı hep­si­nin tak­lit­le­ri­ni yap­tım, ti­yat­ro­da en ön sı­ra­ya ge­lip, iz­le­di­ler ve al­kış­la­dı­lar. Bun­lar gü­nah­tır di­ye ti­yat­ro­ya da git­mi­yor. Oy­sa ne var bun­da, git iz­le. Ama yok, gü­nah. Hey­kel gü­nah, ti­yat­ro gü­nah, ope­ra gü­nah, ba­le gü­nah… Yap­ma­yın ya­hu, gü­nah­tır ya­hu (bir­lik­te gü­lü­yo­ruz).
– Ye­ni pro­je­ler var mı?
‘Ol­ma­say­dı­’ ad­lı bir pro­jem var. No­ter ka­na­lıy­la onay­lat­tı­ğım için ra­hat­lık­la an­la­ta­bi­li­rim. Ban­dır­ma va­pu­ru Ka­ra­de­ni­z’­e açı­lı­yor. Ata­türk ve ar­ka­daş­la­rı Sam­su­n’­a çık­ma­ya ha­zır­la­nır­ken bir İn­gi­liz sa­vaş ge­mi­si ge­li­yor ve hep­si­ni öl­dü­rü­yor. On­dan son­ra ola­cak­la­rı an­la­tı­yo­rum. Tüy­ler ür­per­ten bir fan­te­zi bu. İbret alınmalı…

Kü­für ko­nu­sun­da baş­ba­kan­la ya­rışırım

– Keş­ke ‘1881-’ ad­lı oyun te­le­viz­yon­lar­da da yer ala­bil­se…
Kor­ku­yor­lar… İs­te­mi­yor­lar… Kor­kut­tu­lar, kor­ku­yor­lar. Bir ara her­kes din­len­me ko­nu­sun­da kor­ku­tul­du. Bel­ki şu an kim­se kim­se­yi din­le­mi­yor ama kor­kut­ma ol­du­ğu için her­kes tem­kin­li “A­ca­ba be­ni din­ler­ler mi?” di­ye. Be­nim umu­rum­da de­ğil, din­le­se­ler de din­le­me­se­ler de ağ­zı­ma ge­le­ni söy­lü­yo­rum. Ay­rı­ca, din­le­ye­ni de, din­le­te­ni de sı­vı­yo­rum. Kü­für ko­nu­sun­da ben de baş­ba­kan­dan aşa­ğı kal­mam, onun­la ya­rış ede­rim (gü­lü­yor).
– Müj­dat Ge­zen her dö­nem­de en­gel­len­di, zor­luk­lar ya­şa­dı. An­cak bu dö­nem çok mu baş­ka!
(Gü­lü­yor) Yük­sel­ci­ğim, 12 Ey­lü­l’­de be­nim aya­ğı­ma zin­cir vur­du­lar, öy­le yat­tım içer­de. Ama ne za­man çı­ka­ca­ğı­mı bi­li­yor­dum. Şim­di içer­de­ki ar­ka­daş­la­rım ne za­man çı­ka­cak­la­rı­nı bil­mi­yor­lar.
– Suç­la­rı­nı da bil­mi­yor­lar…
Olur mu ca­nım, bi­li­yor­lar! Yar­gıç, içer­de­ki ar­ka­daş­la­ra “Sen su­çu­nu bi­lir­si­n” di­yor (gü­lü­yor). Be­nim ki­ta­bı­mın için­de­ki en mat­rak olay­la­rdan bi­ri­ni an­lat­mak is­ti­yo­rum. Bi­li­yor­su­nuz, Yıl­maz Öz­dil ve be­nim hak­kım­da Bo­lu­’da açı­lan bir da­va ol­du. Biz o da­va­dan be­ra­at et­tik. An­cak sav­cı, ka­ra­rı tem­yiz et­miş ve “Müj­dat Ge­ze­n’­le Yıl­maz Öz­di­l’­in ye­ni­den yar­gı­lan­ma­sı­nı is­ti­yo­ru­m” de­miş. En alt­ta da suç­la­rı­mı­zı say­mış ve so­nuç kıs­mı­na da ay­nen şu­nu yaz­mış: “İs­ma­il Mu­ra­t’­ın ye­ni­den yar­gı­lan­ma­sı­nı ta­lep ede­rim.”
– İs­ma­il Mu­rat kim?
(Gü­lü­yor) Ne bi­le­yim kim ol­du­ğu­nu! Ke­sip ya­pış­tır­mış adam… Bu bir hu­kuk skan­da­lı­dır (gü­lü­yo­ruz).
– Tür­ki­ye­’de açık­la­ma­sı ya­pıl­ma­sa da ye­ni bir ba­rış sü­re­ci var.
Ben as­la sa­vaş­tan ya­na ola­mam. Be­nim ru­hum ba­rış­çı. Ama bun­lar ba­rış sü­re­ciy­le il­gi­li açık­la­ma da ya­pa­mı­yor­lar.
– Ne­den?
Çün­kü ken­di­le­ri de yap­tık­la­rı po­li­ti­ka­dan ra­hat­sız­lar. Ana­ya­sa ha­zır­la­na­cak de­ni­li­yor, onu da ken­di­le­ri ha­zır­lı­yor. AK­P’­nin ha­zır­la­dı­ğı Ana­ya­sa­’y­la yö­ne­ti­len bir va­tan­daş ol­mak is­te­mi­yo­rum. Ne­dir giz­le­nen, me­rak edi­yo­ruz he­pi­miz. Bir açık­la­sa­lar keş­ke.
İk­ti­dar sa­nat­tan kor­ku­yor
– ‘1881-” ad­lı oyu­na da spon­sor bu­la­ma­mış­tı­nız.
Zor gün­ler ya­şa­nı­yor, sa­na­ta ya­tı­rım ya­pıl­mı­yor. Şiş­li Be­le­di­ye­si­’nin açı­lı­şı­na git­tim, Kent Si­ne­ma­sı­’nı çöp­lük­ten çı­ka­rıp hiç­bir des­tek al­ma­dan kül­tür sa­ra­yı ha­li­ne ge­tir­miş­ler. Mus­ta­fa Sa­rı­gü­l’­ü yü­rek­ten teb­rik et­tim.
– Mus­ta­fa Sa­rı­gül, Kent Si­ne­ma­sı­’nı kül­tür sa­ra­yı ha­li­ne ge­ti­rir­ken Be­yoğ­lu ne ya­pı­yor?
Şiş­li, Kent Si­ne­ma­sı­’nı kül­tür sa­ra­yı ha­li­ne ge­ti­rir­ken, Be­yoğ­lu da Emek Si­ne­ma­sı­’nı yı­kı­yor! Ya­hu, sa­nat­tan kim­se­ye ve ik­ti­da­ra za­rar gel­mez ki. An­cak ik­ti­dar ne­den­se sa­nat­tan kor­ku­yor, çe­ki­ni­yor.

İn­san­la­rı iyice ev­le­re ka­pat­tı­lar

– Te­le­viz­yon­da pek çok di­zi ya­yın­la­nı­yor… Bu bir mo­da mı­dır?
Ben di­zi­le­rin hiç­bi­ri­ni iz­le­mi­yo­rum. Ha­ber prog­ram­la­rı­nı iz­le­mi­yo­rum, çok ka­ran­lık. Spor prog­ram­la­rıy­la bel­ge­sel­le­ri iz­li­yo­rum. İn­san­lar ken­di­le­ri­ni kap­tır­mış­lar, di­zi­le­ri, ya­rış­ma­la­rı iz­li­yor­lar. İn­san­la­rı iyice ev­le­re ka­pat­ma­yı ba­şar­dı­lar. Az ön­ce de de­di­ğim gi­bi şim­di­ki he­def­le­ri, in­san­la­rın kül­tür çı­ta­la­rı­nı indir­mek.
– Ge­ze­n’­in sağ­lı­ğı ne du­rum­da?
Bel fı­tı­ğım var, bi­raz da ök­sü­rü­yo­rum ama ti­yat­roy­la, okul­la il­gi­li koş­tur­mam sü­rü­yor. Du­rur­sam dü­şe­rim. Ya­şı­mı sor­ma, söy­le­mem (gü­lü­yor). Ya da bu­nu Uğur Dün­da­r’­a sor. Çün­kü o di­yor ki “Ve­fa Li­se­si­’ne ka­yıt yap­tır­ma­ya git­ti­ğim­de, bah­çe­de Müj­dat Ge­zen büs­tü var­dı ve üze­rin­de ‘O­ku­lu­mu­zun ku­ru­cu­su­’ ya­zı­yor­du­” (gü­lü­yo­ruz).

Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ