logo

Karaburun 44

Nereye gidiyorsun emmioğlu?

Nereye gidiyorsun emmioğlu?
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçim bölgesi Osmaniye’de AK Partili seçmenden oy isterken, terör sorununa çözüm sürecinde hükümetin ülkeyi kardeş kavgasına sürüklediğini öne sürdü.

Bahçeli, “Partimize destek veriniz. Fakat partinizi de uyarmaktan vazgeçmeyiniz. ‘Nereye gidiyorsun emmioğlu? deyiniz” dedi.

NALBURDAN SAPAN ALDIRDI

Devlet Bahçeli, Osmaniye gezisinin ikinci gününde konakladığı otelde partisinin kurmaylarıyla kahvaltı yaptıktan sonra MHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Bir süre partililerle görüşen Bahçeli, daha sonra parti binası yanındaki yeniden düzenlenen Rahime Hatun Meydanı’nı gezdi. Bahçeli, meydanın yakınındaki bir kermese katılıp, ikram edilen sıkma börekten yedi. Buradan yaya olarak Osmaniye Ülkü Ocakları’nın yeni hizmet binasının açılışına geçen Bahçeli, yolda bir nalbura uğrayıp, işyeri sahibiyle sohbet etti. Bahçeli yanındakilere nalburda sapanlardan bir tane satın alınmasını istedi. Osmaniye Ülkü Ocakları hizmet binasının açılışını yapan Bahçeli, daha sonra Cevdetiye Beldesi’nde park açılışı yaptı.

‘ÖNCE MİLLETİM, SONRA ÜLKEM, SONRA PARTİM’

Yaklaşık 300 kişiye hitap eden Bahçeli, AK Parti iktidarını eleştirip, AK Parti seçmeninden oy istedi.Önümüzdeki yıl mart ayında yapılacak yerel seçimlerin ülke geleceği için büyük önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, vatandaşların bu seçimlerde 10 yıldır iktidar olan AK Parti’yi uyarması gerektiğini söyledi.Türkiye’nin çözüm bekleyen bir çok sosyal ve ekonomik sorunu olmasına AK Parti iktidarının çok farklı konularla uğraştığını kaydeden Bahçeli şöyle konuştu:”Siyasi iktidar, Türkiye’de milli devlet, üniter yapı, milli ve manevi değerlerimiz, toprak bütünlüğümüz ve sosyal dokumuzu çok ciddi anlamda tehlikeye atan bir davranış ortaya koymaktadır. Hepimiz bu milletin evlatlarıyız. Değişik siyasi partilere mensup olabiliriz. Değişik partilere oy vermiş olabiliriz. Değişik partilerin yöneticisi olabiliriz. Aday olabiliriz. Bu sizin en tabi demokratik hakkınızdır. Ama öyle günler var ki, ‘önce milletim, sonra ülkem, sonra partim’ demek mecburiyetindeyiz. İşte bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermiş kardeşlerimden bunu bekliyorum. Partimizi yine seviniz. Partimize destek veriniz. Fakat partinizi de uyarmaktan vazgeçmeyiniz. ‘Nereye gidiyorsun emmioğlu?’ deyiniz. ‘Bu gidişinde hayır yok’ diyelim. Biraz eline ayağına çeki düzen verelim. Yoksa memleketimiz kardeş kavgasına sürüklenecek. 63 tane ne üdüğü belirsiz, kafası karışık, PKK’nın ne manaya geldiğini bilmeyen insanlarla, şu güzide insanlar ikna edilebilir mi? Bu Akil İnsanlar, Cevdetiye’ye geldiği zaman, memleketinize sahip çıkın. Birliğinize sahip çıkın. Bu milletin evlatlarını etnik köken, mezhep farkıyla ayırmaya fırsat vermeyin. Sorularınızla bunları perişan edin. Gitsin filmlerini çevirsinler. Gitsin şarkılarını söylesinler. Gitsin televizyonlarda yandaş olarak Recep Tayyip Erdoğan’a başka yönden hizmet etsinler.”Bahçeli, daha sonra kendisine eşlik eden milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla birlikte parkın açılışını yaptı.

‘VUR DE VURAK, ÖL DE ÖLEK’ PANKARTIYLA KARŞILANDI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim bölgesi Osmaniye’nin Kadirli İlçesi’ndeki Köprübaşı Meydanı’nda yaklaşık 15 bin kişiye hitap etti. Bahçeli, ‘Vur de vurak, öl de ölek’ pankartıyla karşılandı. Bahçeli’nin konuşması sırasında da kalabalık arasından aynı slogan yükseldi. Kadirli Belediye Başkanı MHP’li Ömer Tarhan, hemşehrileri adına Bahçeli’ye Kuran hediye etti.

Bahçeli, konuşmasında terör sorunu üzerinden Ak Parti hükümeti ve Başbakan Erdoğan’a yüklendi. Terör örgütü PKK’nın Türkiye’nin güneydoğusunda Kürdistan kurmayı temel amaç edindiğini, bu uğurda binlerce asker, polis ve korucuyu şehit ettiğini vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

“Hain örgütün bu faaliyeti hala devam etmektedir. Zaman zaman kendisini dinlenmeye, toparlamaya yönelik olarak, bazı konuları bahane edip, bir silahsızlanma, bir ateşkes, güya silahtan vazgeçme gibi kendisinin kontrolünde başlayan ve devam eden uygulamalarla milletimizi ve siyasi iktidarları aldatmaya çalışmaktadır. Amacına doğru hızla devam etmektedir. Öyleyse aziz Kadirlililer iyi bilmelisiniz, yandaş televizyonu takip ederek, beslemelerin programlarını takip ederek AKP’nin kara propagandasına alet olan zavallıların söylediklerine aldırış etmeyiniz. Siz de bir değerlendirme içinde bulunun. Kim ne diyor? Ne zaman ne diyor? Bunları iyi bilin. Ben açıksa söylüyorum. İnanıp inanmamak size bağlı. Neye karar vererseniz veriniz. Ancak bir gerçeği unutmayınız, PKK’nın bağımsız bir Kürdistan kurmaktan hiçbir şart altında vazgeçmesi mümkün değildir. Onun için mücadelesini sürdürüyor. Yine sürdürecektir. Barış, çözüm aldatmacasına aldırış etmeyiniz.”

‘ANALAR AĞLAMASIN YALANIYLA MİLLETİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYOR’

PKK’nın siyasi taktikle hareket ettiğini, Başbakan Erdoğan’ın da bu tuzağa düştüğünü öne süren Bahçeli, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi Sayın Başbakan kalkıyor, 1 Ağustos 2009’da başlattığı Demokratik Açılım zırvasına hala inatla devam ediyor. İki tane yalan sloganı var; birisi ‘Analar ağlamasın’, öbürü ‘Millet çözüm istiyor…’ Şimdi bu sözleri ne kadar doğrudur? 2009’dan bu yana demokratik açılım yaparken, 2010’da, 2011’de, 2012’de anaların gözyaşı sel olmuştur. Bu dönemde ülkeyi yöneten sen değil misin? Ama bütün bunlara rağmen analar ağlamasın yalanıyla milleti kandırmaya çalışıyor. Öbür tarafta ise gizliden gizliye inkar edip, ‘şerefsiz’ tartışmasını başlatıp, şerefsiz hanesine düşen Sayın Başbakan ‘Ben İmralı ile görüşmedim, görüşmüyorum’ diyordu. Şimdi ise neredeyse akraba olacak. Şimdi giden, gelen belirsiz olmuş. ‘Oslo Süreci’ adı altında başlattığı örtülü görüşmelerle, şimdi de İmralı ile BDP milletvekillerinin bazılarını postacı gibi görevlendirerek ‘Git İmralı’ya Öcalan’la görüş. Varsa bir mektubu bana getir. Ben bir tanesini Kandil’e gönderteceğim, bir tanesini yanıma alacağım, bir tanesini Avrupa’ya gönderteceğim.’ Sanki bu mektuplardan haberi yokmuş gibi kendisi de milletin huzuruna çıkıyor, hala çözüm diyor, analar ağlamasın diyor.”

‘OKLAVAYI KAPAN RECEP TAYYİP’İN ÜSTÜNE GİDER’

Devlet Bahçeli, hükümetin İmralı ile başlattığı çözüm sürecine dönük yaptırdığı araştırmaları da eleştirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yandaş bazı araştırma gruplarına dünyanın parasını akıtıyor, talimat veriyor. Diyor ki ‘Bir araştırma yapın, millet çözümden yana mı?’ Onlarda baş üstüne Sayın Başbakan diyor. Bir Başbakan Yardımcısı’nın da aracılığıyla araştırmalar yapılıyor. Şimdi bu araştırmalarda sorulan soruyu size de soruyorum; ‘Anaların ağlamasını ister misiniz? Böyle bir soruyu yönelttiğimde burayı şereflendiren analar, bacılar, gelinler, ‘Ağlamak istiyoruz’ diyebilir mi? Böyle bir şeyi isteyebilir mi? Peki ala, Sayın Başbakan diyor ki ‘Yüzde 57 ile 70 arasında anaların ağlamasını istemeyenler var. Ama bazı faşistler, kafa tasçılar var. Onlar her gün anaların ağlamasını istiyor’ diye televizyonlara çıkıyor. İcraatın İçinden’de Kandil’deki zehri saçıyor. Peki şimdi sorsak bu analara;, bu gelinlere, bacılara; ‘Recep Tayyip Erdoğan olarak Türkiye’yi bölmek istiyorum. Amerika’nın talimatıyla Güneydoğu Anadolu’da önce eyalet, sonra bağımsız bir Kürdistan kurmak istiyorum. Ne diyorsunuz?..’ Bu analar, bacılar, gelinler ne yapar? Oklavayı kapan Recep Tayyip’in üstüne gider. Bu sebepten dolayı bu yalanlara milletimiz aldanmıyor. Bu yalanlardan milletimiz usanmış, gerçeği görmüştür.”

‘BU 63’LER KENDİLERİNİ KİRLETİYOR, LEKELİYOR’

Hükümetin belirleyip çözüm sürecini anlatmaları için bölgelerde görevlendirdiği Akil Adamlar Heyeti’ni de sert dille eleştiren Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

“Nerede tükenmiş, unutulmuş, aciz şarkıcı, besleme köşe yazarı varsa, sahte sözde aydın ve bilim insanı karmasıyla bir 63’ler kurmuş. Anadolu’ya gidip bunlar uzlaşma ve barış sürecini anlatacakmış. Bunlar kim? Bunlar kime hizmet ediyor? Kadirli’ye gelecek bu 63’ler. Neyi anlatacak? Bu artistlerden, bu şarkıcılardan birine birinci soru olarak ‘Hoş geldiniz, ama geliş sebebinizi biz anladık. Başbakan sizi görevlendirmiş. Fakat size ilk sorumuz şu; bu PKK nedir? P’den neyi anlıyorsunuz? K’dan neyi anlıyorsun? İkinci K’dan neyi anlıyorsun. Kısaca PKK’dan ne anlıyorsun?’ diye sorsanız. Eğer bu sözümden sonra derslerini çalışıp PKK’nın açılımını ezberlerlerse bilmem ama, şimdi sorun hiçbirisi bilmez. Bu sebepten dolayı bu 63’ler kendilerini kirletiyor, lekeliyor. Hem de ülkemize ihanet ediyorsunuz. Bu ihanet 7 soyunuzdan çıkmaz. Bu oyuna düşmeyin. Şimdi aldığınız görevi Sayın Başbakana iade edin. ‘Bizi ihanete ortak edemezsiniz’ deyin. Ama zannetmiyorum. Çok ciddi, çok temel bir konu üzerinde 63 kişiyi, Dolmabahçe Sarayı’na davet etmiş. Görevlendirme yaparken, bunları ayaklarının altına almış geziyor. Nasıl incittiğini hissettirmeden… Bir tanesine diyor ki; ‘Tatar Ramazan filminde iyiydin’, bir başkasına da ‘Arabesk bestelerini pek iyi dinledik. Bir teselli daha ver bana’… Bu ne kepazeliktir, bu ne maskaralıktır. Hiçbir şehidimize, hiçbir gazimize hürmet duymuyorsunuz, şehit analarına neden saygısızlık yapıyorsunuz? Elini, ayağını, gözünü, kolunu kaybetmiş Güneydoğu gazilerimize neden hakaret ediyorsunuz?”

‘KENDİSİ BATACAK, AKP’Yİ BATIRACAK, TÜRKİYE’Yİ DE BATIRACAK’

Türkiye’de kimsenin etnik kökenine bakılmadığını, mezhebinden dolayı ayrılmadığını belirten Bahçeli, “Biz millet olarak alayını kucakladık. Beraberce yuva kurduk, aileler oluştu. Bunun Kadirli’de yüzlerce örneği var. Şimdi ne yapacağız? Bu mesut, kutlu yuvaları sen şusun, busun diye ayıracak mıyız? Ne gerek var buna?” dedi.

Devlet Bahçeli, Başbakan’ın sık sık toplumda etnik köken saydığını dile eleştirirken de şöyle dedi:

“Başbakan kalkmış, ben bir Arap kızıyla evliyim diyor. Sanki soran var. Öbür taraftan da kalkmış benim dedelerin Gürcü’dür diyor. Sanki soran var. Peki sen Gürcü’sün, eşin Arap kızı, Bilal’e ne diyeceğiz? Bu sebepten dolayı kafası bunalmış, karışmış, bir zihniyet körlüğüne düşmüş. Kendisi batacak, AKP’yi batıracak, Türkiye’yi de batıracak. Öyleyse Kadirli’deki AKP’li kardeşlerime söylüyorum, ‘Yeter artık emmioğlu’ de. ’10 yıldan beri arkandan yürüyoruz, bizi felakete götürüyorsun. Artık biz yokuz, seninle değiliz’ deyin. Sayın Başbakan’ın cumhurbaşkanlığı hayali, 2014’ün 28 Mart’ında suya düşmeli. 2015 Haziran ayında da ‘Abbas yolcu’ olmalı. Tabi bizim Abbas alınmasın…”

Devlet Bahçeli, 28 Mart 2014’te yapılacak mahalli idareler seçiminin önemli olduğunu belirtirken de “Türkiye’yi kardeş kavgasına sokmamak için, milli devlet üniter yapının bozulmaması için, anayasadan ‘Türk milleti’ kavramını çıkartmamak için, toprak bütünlüğümüzü korumak, sosyal dokumuzun parçalanmasını, bin yıllar kardeşliğimizin ve o kardeşliğin bir sonucu olarak aile hukukunun dağılmaması için AKP’ye öyle bir tokat atın ki, bizim çocukluğumuzda kullandığımız kiriştek (topaç) gibi dönsün dönsün… Uğunsun uğunsun… Sonra da tepesi arkasına yıkılsın” diye konuştu.

ANKARA’YA DÖNDÜ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kadirli’nin ardından Sumbas İlçesi’ne geçti. Yaklaşık 2 bin nüfuslu ilçenin meydanında yaklaşık 500 kişiye hitap eden Bahçeli, burada da Osmaniye merkez ve Kadirli’de yaptığı konuşmalardaki benzer eleştirilerini tekrarladı. Bahçeli, iki günlük Osmaniye gezisini tamamlayıp, karayolu ile Ankara’ya doğru yola çıktı.

Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ