logo

Karaburun 44

Devlet Bahçeli Samsun’da

Devlet Bahçeli Samsun’da

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Samsun’da partililerin sevgi gösterileriyle karşılandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitingleri kapsamında Samsun’da düzenleyeceği ‘Kurtuluş’ temalı mitinge katılmak üzere bugün Ankara’dan karayolu ile Samsun’a geldi. MHP lideri Bahçeli, Samsun-Ankara karayolu üzeri Derecik mahallesi mevkiinde partililer tarafından karşılandı. Otomobilden inerek burada partililerle selamlaşan Bahçeli ile partililer hatıra fotoğrafı çektirmek için adeta birbiriyle yarıştı.

Bu video Adobe Flash Player’ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.


Ardından yaklaşık 50 araçlık konvoy eşliğinde kent merkezine gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, burada saat 16.00’daki mitinge kadar dinlenmek üzere Büyük Samsun Oteli’ne geçti.

ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARININ HEYKELLERİNİ İNCELEDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Samsun’da bugün partisinin düzenlediği miting öncesinde Atatürk’ün Samsun’a çıktığı ve bire bir ölçülerde yapılarak müzeye dönüştürülen Bandırma Vapuru’nu ziyaret etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha sonra Cumhuriyet Meydanı’nda yaklaşık 50 bin kişiye hitap etti.

Bugün Ankara’dan karayolu ile Samsun’a gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitingleri kapsamındaki ‘Kurtuluş’ temalı mitingi öncesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 silah arkadaşıyla birlikte 19 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsun’a geldiği ve kurtuluş mücadelesinin en büyük tanığı olan Bandırma Varupu’nun bire bir kopyası olarak 2003 yılında yapılan ve ‘Müze gemi’ olarak hizmet veren Bandırma Vapuru’nu ziyaret etti. 35 bin metrekarelik Milli Mücadele Açık Hava Müzesi’nin içinde yer alan Bandırma Müze Gemisi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kişisel eşyasının da yer aldığı 189 eserin sergilendiği vapuru gezen MHP lideri Devlet Bahçeli ve kurmayları, Atatürk ve silah arkadaşlarının balmumu heykellerini de inceledi.

Atatürk’e ait 60 fotoğraf, 1870’li yıllarda yapılmış duvar saati, telefon, cetvel, pergel, yangın tüpü, masa ve sandalyelerin teşhir edildiği müzede, Atatürk’ün beylik tabancası, kendi el yazısının yer aldığı metinler ve kıyafetlerinin de bulunduğu alanı gezen Devlet Bahçeli, Bandırma Müze Gemisi’nde bulunan anı defterine, şöyle dedi:

“16 Mayıs 1919 tarihinde, 23 milliyetçi kahramanla İstanrbul’dan hareket eden bu Vapur, Kurtuluşumuzun inancını, bağımsızlığımızın heyecanını Samsun’a taşımış, Anadolu’ya ulaştırmıştır. Bandırma Vapuru 41 yaşında çıktığı kutlu yolculuğuyla Türk milletinin ümidi olmuş, İstiklal özlemlerini yüzdürmüştür. Bu vesiyleyle tarihe mal olan bu kurtuluş Vapuruyla Samsun’a çıkan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadelenin tüm iftihr ve zirve isimlerini rahmet, minnet, ve şükranla yad ediyorum.”

MİTİNGTE 50 BİN KİŞİYE HİTAP ETTİ

Ziyaretin ardından mitingin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı’na gelen MHP lideri Devlet Bahçeli alanı dolduran yaklaşık 50 bin kişiye hitap etti. Kalabalığın, ‘Öl de ölelim, vur de vuralım’, ‘Devletin başına devlet gelecek’ sloganları arasında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

“Büyük Türk milleti, azizi vatandaşlarım, muhterem Samsunlu kardeşlerim, değerli dava arkadaşlarım, şundan emin olunki cesaretinizle göz kamaştırıyorsunuz, heyecanınızla umut saçıyorsunuz, varlığınızla da destan yazıyorsunuz, iradenizle tarihe yön veriyorsunuz. Bugün Samsun Cumhuriyet Medydanı’nı tıka basa doldudararak geleceğine sahip çıkıyor, bağımsızlığa ve beraberliğe duyduğunuz tartışmasız bağlılığı ispatlıyorsunuz. Dağ başını duman alsa da korkusuzca yürüyorsunuz. 94 yıl önce Samsun ufuklarında doğan güneşi soldurmamak için buradasınız. 94 yıl önceki ilk adımın varisleri, takipçileri olarak bu meydandasınız.”

BAŞBAKAN ERDOĞAN DAMAT FERİT PAŞA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, mitingde yaptığı konuşmada soyguncunun, düzenbazın, hainin eşbaşkanın ve bütün pazarlıkçıların sonunun geldiğini söyleyerek, “Artık bölücülerin sonu görünmüştür. Millet olarak iki asrı aşan kayıp ve geri çekilmelerden sonra bugünkü sınırlarımıza tutunduk. Ne var ki Türk milleti, Türk vatanını ve Türklüğü kapsam ve hedefine alan oyunlar, hiç kesilmemiş, hiç durulmamış, durmamıştır. Tarihi şark meselesinin ayrıntıları incelendiğinde neyin amaçlandığı, nereye varmak istendiği bütün yönleriyle görülebilecektir. 25 maddeden oluşan Mondros mütakeresi ile 433 zehirli madden oluşan Sevr anlaşması son iki asırdaki en göze batan nefretle andığımız düşmanlık ürünlerdendir. Gaye elbette bizi vatansız bırakmak. Yersiz yurtsuz ve yarınsız koymaktır. Gaye kuşkusuz Türk milletini alt kimlikler mahseninde eriterek Anadolu’yu Bizans devrine götürmek, Türklüğü bu topraklardan silip atmaktır. Siyasi Kürtçülük bununla beslenmekte, kışkırtılmaktadır. Pontusculuk asırlardır içten içe tahrik edilmekte canlı tutulmaktadır. Topla tüfekle askeri güçle Türk milletine üstünlük sağlayamayan küresel kanlı niyetler, yeni metodlar geliştirerek son vuruşu yapmanın çabasındadır” dedi.

BOP EŞBAŞKANI ERDOĞAN GÖREVLENDİRİLDİ

Oynanan oyunun taraflarının tanıdık, senaryonun da bildik olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, “Samsun’a çıkıştan 94 yıl sonra eskiye giden, düne kadar aleni şekilde gündeme çıkarılmayan sanal bir sorunla Türkiye’nin bölünmesi, Türk milletinin etnik kutuplaşmaya gitmesi istenmektedir. BOP eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan buna memur edilmiştir. Yarım kalan ihanet planları bu hastalıklı zihniyet tarafından benimsenmiş ve savunulmuş. Başbakan Erdoğan tıpkı Damat Ferit gibi Kürdistan’a rıza göstermiş kapalı kapılar arkasında destek sözü vermiş, bu konuda iktidarda kalmak adına her şeye seve seve katlanacağını ima etmiştir” diyerek şöyle devam etti:

BAŞBAKAN VATAN COĞRAFYASINI KAFALARDA AYIRMIŞ

“Damat Ferit, Torosların ötesini Serv anlaşması ile Fıratın doğusu, Başbakan da Sivas’ın ötesi olarak bu vatan coğrafyasını kafalarda ayırmış ve dilimlendirmiştir. Başbakan Erdoğan ve hükümeti teröristlerle ihanet mesaisindedir. Süreç kepazeliği Türk milletinin varlığına kastetmek için projelendirilmiş ve bu yılın başında da devreye konulmuştur. PKK süreç bitti yaygarasını koparırken, Başbakan hala devam ettiğini iddia etmektedir. PKK ‘iç savaş çıkartırız, sadırırız, bedel ödetiriz’ dedikçe Başbakan bahar havasından, barış ikliminden bahsetmektedir. PKK hain taleplerini sürekli güncelledikçe, silahını üzerimize doğru çevirdikçe, Başbakan umuda güveni, sorunları samimeyetle soğukkanlılıkla ele alınmasına vurgu yapmaktadır. Ya bu Başbakan tam bir yalancı, şuursuzdur ya da PKK terör örgütü bulanık suda balık avlama derdindedir.”

BAŞBAKAN BÖLÜCÜLERİ MEMNUN ETMEK İÇİN HERŞEYİ GÖZE ALDI

Konuşması sık sık ‘Devletin başına devlet gelecek’ sloganlarıyla kesilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ancak gelişmeler katillerin boş durmadığına, silahtan vazgeçmek gibi bir niyetinin olmadığına, sınır ötesine de çıkmadıklarına işaret etmektedir. Başbakan Erdoğan hedef şaşırtmaktadır. Gerçekleri gizlemekte, tehdidin boyutunu saklamak için çırpınmaktadır. Fakat çırpındıkça batmakta, battıkça PKK’nın taleplerini demokratikleşme umuduyla hayata geçirmektedir. Başbakan Erdoğan bölücüleri memnun ve mutlu etmek için her şeyi göze almıştır. Türklüğe savaş açması bundandır. Türküm, doğruyum demekten gocunması ve andımızı kaldırması bu yüzdendir. Başbakan ve hükümeti PKK’ya geniş imtiyazlar tanımaktadır. Hain terör örgütü silahla alamadığını pazarlıkla elde etmektedir” diye konuştu.

ZANNEDERSİNİZ Kİ TÜRKİYE’Yİ KANDİL’DE EĞİTİLMİŞ BİR MİLİTAN YÖNETİYOR

BDP heyetlerini peşpeşe İmralı’ya Başbakan’ın sevk ettiğini dile getiren Devlet Bahçeli, “Daha doğrusu buna mecburiyet duymaktadır. MİT’i Oslo’dan İmralı’ya kadar teröristlerin hizmetine sokan ve masasına oturtan Başbakan’dan başkası değildir. Zannedersiniz ki Türkiye Cumhuriyeti’ni Kandil’de eğitilmiş, terörün ideolojik eğitiminden geçmiş bir militan yönetmektedir. Başbakan ve hükümeti öylesine zıvaladan çıkmıştır ki PKK’ya demokratikleşme yağmur gibi yağmaktadır. Yerleşim yerleri isimlerinin değiştirilmesinin, ana dilde eğitimin, siyasi parti adaylarının farklı dil ve lehçelerde propaganda yapmasının önü açılmıştır” diye konuştu.

TÜRKİYE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİN KIYISINDA

Başbakan Erdoğan ve hükümetinin anayasa yoluyla son vuruşu yapmak istemekte olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Türk milletinin dokunulmaz ve devredilmez hakları lime lime doğranmak üzeredir. Türkiye Cumhuriyeti rejim değişikliğinin kıyısındadır. Başbakan barut fıçısının yanında çakmakla dolaşmaktadır. Bu şahsın dün Cumhuriyetle ilgili sözleri de tam bir ucubedir. Başbakan, yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunamayacağını, cumhura, cumhuriyete hizmet etmekle ‘Cumhuriyetçi’ olunacağını iddia etmektedir. Cumhuriyet’in tescilli, markalı ve sicilli hasmı, şimdi kalkmış bu alanda nutuk atmaktadır. 11 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni perişan etmek, kevgire çevirmek, kuruluş ruhunu tırpanlamak isteyen birisi ne çabuk yaptıklarını unutmuş ve bir de zeytinyağı gibi üste çıkmaya başlamıştır. Sayın Başbakan sen kim, Cumhuriyeti diline dolamak kimdir” diyerek şöyle devam etti:

BOP YOKLAMASINDA YOK YAZILMAMAK İÇİN KİLİSE AÇIYORSUN

“Gezi Parkı’ndaki gençlerin kurduğu çadırlara şafak vakti saldıran sen mi demokratsın? Sözde yol yapmak maksadıyla, ODTÜ’ye bayram gecesi iş makineleriyle baskın yapan sen ve zihniyetin mi Cumhurun fikrine saygı duymaktan ve cumhura hizmetten bahsediyorsun? Lütfen dikkat ediniz, Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, yol için cami yıkacaklarını söylemiştir. Sayın Erdoğan, bir yanda yol için cami yıkmayı göze alıyorsun, diğer yanda BOP yoklamasında yok yazılmamak için kilise açıyorsun. Bir yanda yol için cami yıkmayı kafaya takıyorsun, diğer yanda Akdamar Adasında, milletimizin vergileriyle kilise onarıyor ve tantanayla kurdelesini kesiyorsun. Bir yanda cami yaparak göz boyuyorsun, diğer yanda kiliselere, azınlık vakıflarına milletin toprağını kimseye sormadan, danışmadan keyfince bağışlıyorsun. Sayın Başbakan şunu unutma ki, yol uğruna cami yıkıyorsan, yoldaşın canibaşı için Cumhuriyeti havaya uçurmaktan da asla çekinmezsin. Bu nasıl bir iştir, bu ne büyük bir günahtır? Başbakanın bu sözünü başka birisi kullanmış olsaydı, emin olunuz ki, ne kafirliği, ne İslam düşmanlığı, ne de münafıklığı kalırdı? Başbakan Erdoğan caminin aynı zamanda medeniyet olduğunu bilmeyecek kadar gözü ve bahtı bağlanmıştır. Başbakan Erdoğan BOP’a kendi öyle vermiş, kendisini öyle adamıştır ki, asıl yüzü belirmeye, asıl niyeti ortaya çıkmaya başlamıştır.”

KİM NE YAPARSA YAPSIN BAYRAK İNMEYECEK EZAN SUSMAYACAK

Konuşmasında AK Parti iktidarını ve Başbakan Erdoğan’ı sert sözlerle eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Samsunlulara seslenerek, “Türk milletine biçilen kefeni yırtıp sömürgeciliğin çıraklığına kadar düşen ve küçülen BOP eşbaşkanına burası Samsun buradan geçiş yok diyecek misiniz? Aynen 94 yıl önce olduğu şekliyle aciz, şahsiyetsiz, gayri milli, vicdan ve ahlaki rotasını çoktan kaybetmiş köhnemiş iktidara Samsun’u dar edecek misiniz? (Kalabalıktan gelen evet sesleri) İşte bu haykırışınız, kurtuluşumuzun müjdesidir. Bu azminiz, iradeniz, aydınlık güllerin kıştan sonra açan gonca güllerin habercisidir. Ne olursa olsun umutsuz olmayın. Üzgün durmayın, her şey bitti zannetmeyiniz. Zalimlerden hesap sorulmaz diye hiç mi hiç kaygılanmayınız. Vatan semalarında şafak er ya da geç sökecek. Kim ne yaparsa yapsın, kim hangi oyunu oynarsa oynasın bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, millet bölünmeyecek, Türklük silinmeyecektir” dedi.

İSTİKLALİMİZİ YAKARMAYLA ELDE ETMEDİK

11 yıllık yıkım ve tahribatın bu ağır enkazını kaldırılacağını faşist ve ilkel kadroların sonunun yakın olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, “Yeter ki 94 yıl evvelki ilk adamın şuuru olsun. Yeter ki 94 yıl önceki heves ve fedekarlık aynısı ile tekrarlansın. O zaman Damat Ferit olsa da ve klonlanmış olan Recep Tayyip Erdoğanlar her yana dolsa yine de farketmeyecek. Milli selin önünde hiçbir gafil hiç bir geri kafalı, hiç bir gölgeli karakter duramayacaktır. Türk Milleti nice karanlık günler görmüştür. Türklük nice alçağın, iş birlikçinin, düşman tellalının hedefinde bulunmuştur. Fakat bunların hiçbirisi fayda etmemiş, Allah’a şükrederim ki varlığımız ve birliğimiz kesintiye uğramadan bu günlere ulaştık. Biz istiklalimizi bilenmeyle, icazetle, el açmayla, el etek öpmeyle, yalvarmayla yakarmayla elde etmedik. Biz istiklalimizi kara borsada kazanmadık. İhalede ve çekilişlerle almadık, sokakta da bulmadık. Can verdik, kan döktü bedel ödedik” diye konuşarak şöyle devam etti:

TÜRK MİLLETİ HER DEVİRDE TUZAKLARI BOŞA ÇIKARMIŞTIR

“Ateşin işine seve seve atladık, kurşunun önüne koşa koşa geçtik. Bu nederdir ki hiçbir mihrap en baştada AKP, BDP, PKK üçlü ortağı elini ovuşturmasın, boş hayale kapılmasın, erken zafer turları atmasın. Görüyorum ki Samsun kurtuluşun yanında, hainlerin karşısındadır. Samsun AKP, BDP, PKK amaçlarının farkındadır. Şimdi soruyorum sizlere Recep Tayyip Erdoğan ve İmralı canisinin eşbaşkanlık görevini üstlendiği bölücülük operasyonuyla vatanımızı parçalamak istiyorlar izin verecek misiniz? Milletimizi etnik öbek ve kısımlara ayırmak istiyorlar, müsaade edecek misiniz? Cumhuriyeti yıkmayı planlıyorlar, kuruluş ilkelerini imha etmeyi hedefliyorlar, duracak mısınız? Sineye çekecek misiniz? Bu tavrınız 19 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan hareket eden Bandırma Vapuru’ndaki 23 milliyetçimizin korkusuzluğuyla eş değerdir. Hepinizle iftihar ediyor hepinizi bağrıma basıyorum. Türk milleti tarihin her devrinde imkansızlıkları başarmış, zorlukları yenmiş, tuzakları boşa çıkarmış, küresel projeleri yerle bir etmiştir.”

KANI VE ZİHNİ BOZUKLARA GÖZ YUMALIM MI?

Türk Milletinin hiçbir zaman boyunduruk altında kalmadığını, manda ve himayeyi kabullenmediğini söyleyen MHP lideri Devlet Bahçeli şöyle devam etti: “Bağımsız yaşamak, kendi kaderinde bizzat hükmetmek vazgeçilmez özelliğimiz olmuştur. 1919’lı yıllarda tıpkı bu günkü gibi devrin hükümeti ihanet etmiş, sömürgecilerin piyonu haline gelmiştir. Yine bu günde olduğu gibi sözde ve soysuz aydınlar yabancıların yararına onların çıkarına hizmet etmeyi marifet saymışlardır. Bu vatan sonsuz ve büyük acılardan sonra kurtulmuştur. Bu vatan şehitlerin yadigarı olarak muhterem ceddimizin mirası olarak bizlere intikal etmiştir. Tüm bu tarihi gerçekler ortadayken sorarım size vatanı terk edelim mi? 1910’lu yıllarda Türklere barbar diyen Boşo Efendiyi aratmayan ve ‘karşıma Türklükle gelmeyin’ diyerek bu çürümüş dahil daha bir çok haramzadenin izinden giden Başbakan Erdoğan’ı makul ve haklı bulalım mı? Milli ilkelerden, milli kimlikten ve Türk milletinin payidarlığından Başbakan ve canibaşı istedi ve önerdi diye, ödün verelim mi? Türklüğe savaş açan bugünkü kanı ve zihni bozuklara göz yumalım mı? Demokrasi ve özgürlük sözlerine kanarak bunlara sessiz kalalım mı? Madem hayırsa, yeni bir kurtuluş için fikir ve hedef birliği sağlanmış, söz birliği temin edilmiş, ikinci Samsun destanı kaleme alınmış demektir. Bundan böyle vakit kaybetmeye, zaman israfına, boşa kürek çekmeye asla yer ve ihtiyaç yoktur. Samsun 94 yıl önce, kurtuluş sirenini nasıl çalmışsa, milliyetçi iradenin kaynağı olarak nasıl varlık göstermişse, bugün de aynısını daha bir heves ve hırsla yapacaktır.”

SAMSUN’UN ADINI DA AMİSOS YAPACAK MISIN?

Bazı illerde yapılması planlanan isim değişikliğine de atıfta bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sayın Başbakan Siirt’in Aydınlar ilçesinin ismini Tillo, Tunceli’nin ismini Dersim olarak değiştirmeye ramak kalmışken, Samsun’un ismini de Amisos yapacak mısın? Soruyorum sizlere Başbakan’ın sözde demokratikleşme paketinde, demokrasi adına bir şey görüyor musunuz? Paketlerle PKK’ya taviz verilmesini onaylıyor musunuz? Süreç ihanetinin, yıkım projesinin, müzakere ahlaksızlığının sizlerin hayrına olduğuna inanıyor musunuz?

TÜRK MİLLETİNİ 36’YA AYIRMAKTAN ZEVK Mİ ALIYORSUN?

Peki Başbakan ve hükümetinin Türk olmayı kabahat olarak göstermesini, Türklüğü hakir görmesini, Türk milletini 36 etnik parçaya ayırmasını doğru buluyor musunuz? Milleti 36 parçadan ibaret gören Başbakan Erdoğan, dün bu konuyla ilgili olarak aynen şunları söylemiştir, ‘Aklımıza geldiği kadarıyla 36, şu anda bize verilen bilgileri söylüyorum, etnik grup var’ Sayın Başbakan bu 36 etnik grup ve hatta daha fazlası varsa, sana diyorum ki, bunları biliyor da açıklamıyorsan namert kere namertsin. Kimlerden ibarettir bu 36 etnik grup? Sen kendini bu 36’nın içinde mi, yoksa ihtiyatta beklettiğin etnik gruplardan birisinde mi görüyorsun? Sana bu 36 etnik kimliği kim öğretti? Akıl hocaların, akıl danelerin Washington’da mıdır, Brüksel’de midir, Erbil’de midir, yoksa PKK referansıyla yanında çalıştırdıkların mıdır? Türk milletini 36’ya ayırmaktan özel bir zevk mi alıyorsun?” diyerek şöyle dedi:
“Bu kapsamda, tek millet olmaktan nasıl ve hangi zeka seviyesiyle bahsediyorsun? Sayın Erdoğan sana Samsun’dan sesleniyorum: Gel bu 36’yı açıkla, gel bu kez namertlikten kurtul, daha fazla da uzatma, sündürme ve tahribat verme. Bu büyük Türk milleti herkese kucak açıyor. Gel sen de, Türk Milleti olarak sana da kucak açalım.”

Bahçeli, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek konuşmasını tamamladı. Ardından da alandan ayrılarak karayoluyla Ankara’ya gitmek üzere yola çıktı.

Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ