logo

Karaburun 44

Kobani’yi şantaj haline getirmeye çalışıyorlar

Kobani’yi şantaj haline getirmeye çalışıyorlar
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, bayramın son gününde Gaziantep’in İslahiye İlçesi’ne gelerek Suriyeli sığınmacılar ile bayramlaştı.

Recep Tayip Erdoğan

Yaklaşık 10 bin Suriyelinin barındığı çadırkentte Suriyeli sığınmacılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye sınırında yaşananları yakından takip ettikleri ve teyakkuz halinde olduklarını söyledi. Türkiye sınırındaki Suriye topraklarında Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerdeki olayları yakından takip ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kobani’de yaşananları iç siyaset malzemesi yapmak isteyenlere tepki göstererek, “Ayn-el Arap yani diğer adıyla Kobani olmak üzere Kürt kardeşlerimizin yaşadığı kasaba ve şehirlere yönelik saldırıları da dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Ne yazık ki; bakıyoruz Kobani’yle ilgili konuşanlar tezkereye karşı çıkıyor. Hem de Kobani’yi Türkiye’nin iç siyaset malzemesi, çözüm sürecinin de şantajı haline getirmeye çalışıyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramın son günü öğle saatlerinde Gaziantep’e geldi. Eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile birlikte özel Ana uçağı ile kente gelen Erdoğan, Gaziantep Havalimanı’nda Vali Erdal Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep milletvekilleri tarafından karşılandı. Alandan çıkmak isteyen Erdoğan, bu sırada apronun çevresindeki tel örgü etrafında toplanan ve kendisine sevgi gösterisinde bulunan kalabalığın yanına giderek bayramlaştı. İLK GEZİ GAZİANTEP’E Seçilmesinin ardından ilk resmi il gezisi kapsamında Gaziantep’e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, uçaktan indikten sonra helikopterle İslahiye’ye hareket etti. Helikopter ile İslahiye’ye gelen Erdoğan, ilçe merkezine birkaç kilometre uzaklıktaki 10 bin Suriyeli sığınmacının barındığı çadırkente geçti. Çadırkentte toplanan binlerce Suriyeli tarafından Türkçe ve Arapça sloganlarla karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte, üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan otobüsün üzerine çıktı ve kalabalığı selamladı. Erdoğan daha sonra Suriyelilere Arapça selam verdi ve bayramlarını kutladı. Konuşması bir tercüman tarafından da Arapçaya çevrilen Erdoğan’ın konuşması sırasında Suriyeli sığınmacılar sık sık ‘Erdoğan, Erdoğan’ tezahüratı yaptı, Arapça slogan attı ve tekbir getirdi. ‘EVİNİZDEN UZAK SON BAYRAM OLSUN’ Suriyeli sığınmacıların bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin gelecek bayramlara arzulanan şekilde kavuşmasını dileyerek şöyle konuştu: “Rabbim evlerimizde, yurtlarımızda, ailemizle ve sevdiklerimizle huzur içinde bayramları bize nasip etsin. Allah şu anda Mekke-i Mükerreme’de Kabe’nin avlusunda, Mina’da ellerini semaya açarak İslam coğrafyası için dua eden müminlerin duasını kabul etsin. Tüm İslam coğrafyasına huzur nasip etsin. Kardeşlerim; bir bayramı daha evinizden uzak, yurdunuzdan uzak, sevdiklerinizden uzak şekilde yaşıyorsunuz. Bir bayramı daha hasret içerisinde idrak ediyorsunuz. İnşallah rabbimizden niyazımız odur ki; bu evinizden ve yurdunuzdan uzak geçirdiğiniz son bayram olur. İnşallah Suriye’de şartlar düzelir ve hepiniz gönül huzuru içinde evlerinize kavuşursunuz. Bizler Türkiye olarak yaklaşık 4 yıldır sizleri burada misafir etmenin memnuniyeti, sevinci ve haklı gururu içindeyiz. Sizler muhacir oldunuz, mecburiyet içinde yurtlarınızı terk ettiniz. Bizler de ensar olduk, sizin için tüm imkanlarımızı seferber ettik. BİZE ASLA YÜK DEĞİLSİNİZ Kim ne derse desin sizler bize asla yük değilsiniz. Bizim medeniyetimizde, bizim kültürümüzde, bizim geleneklerimizde misafir berekettir, misafir şereftir. Siz hem bize ensar olma vasfını bahşettiniz, hem de evimizi bereketlendirdiniz, evimizi şereflendirdiniz, evimizi şenlendirdiniz.” ‘SURİYE VE IRAKLI 1,5 MİLYON MÜLTECİ VAR’ Türkiye’nin evlerini terk eden Suriyeli ve Iraklı 1,5 milyon mülteciye ev sahipli yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “İsterdik ki sizleri çok daha iyi şartlarda misafir edelim. Ancak şu an itibariyle topraklarımızda misafir olan Suriyeli ağırlıklı olmak üzere Iraklı kardeşlerimizle beraber 1,5 milyon mülteci var. Bildiğiniz gibi en son IŞİD teröründen kaçan yaklaşık 200 bin Suriyeli de topraklarımıza sığındı. Bu kadar büyük kitleyi arzu ettiğimiz şekilde, en iyi şekilde ağırlamak takdir edersiniz ki mümkün olmuyor. Elimizden geleni azami ölçüde yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Batı ne yazık ki buna seyirci, BM Mülteciler Komisyonu bu işe seyirci. Sadece konuşuyorlar, işe gelince netice yok. Şu ana kadar sadece topraklarımızdaki misafirlerimiz için edeben ama biliniz diye söylüyorum 4 milyar doları aşkın kaynak kullandık. Topraklarımızın dışında Suriye ve Irak’a gönderdiğimiz yardımlar yarım milyar doları aştı. Suriye ve Irak içinde Arap kardeşlerimize, Türkmen kardeşlerimize, Kürt kardeşlerimize, Ezidi, Süryanilere kadar ulaşıyoruz. Etnik köken, dil, mezhep ayrımı yapmadan herkesin yardımına ulaşıyoruz. Bizim dinimizde ayrım yok. Ölçümüz sadece insan.” ‘AVRUPA 130 BİN SURİYELİ KABUL ETTİ, KAPILARI KAPATTI’ Konuşmasında mültecilere konusunda Avrupa’nın tutumunu da eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin ise mülteciler için tüm kaynaklarını seferber ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti: ‘Avrupa şu ana kadar sadece 130 bin Suriyeli mülteci kabul etti ve şimdi de kapılarını kapattı. Ama biz 1,5 milyondan fazla kardeşimizi misafir ediyoruz. Dünyadan bize gelen destek ne yazık ki 200 milyon doları bile bulmadı. Hemen hemen bütün yardımları kendi kaynaklarımızla sizler için kullanıyoruz. Kardeşlerim; Suriye’de çatışmalar başlamadan önce Şam rejimine çok samimi şekilde uyarılarımızı yaptık. Bağdat yönetimine de aynı şekilde uyarılarımızı yaptık. Ne yazık ki ne Esed, ne de Maliki bizim samimi uyarılarımızı dinlemediler. Şimdi soruyorum; 250 bin Suriyeli kardeşimizi katleden zalim Esed bunun hesabını hem bu dünyada hem ebedi alemde nasıl verecek? Evlerinden, topraklarından, yurtlarından şu anda kovulmuş olan siz kardeşlerimizi, yani Suriyeli vatandaşların acaba bu çektikleri çilenin hesabını nasıl verecek? Ben inanıyorum ki; sizin beddualarınız onun için bir felah olmayacaktır.” ‘HAVADAN BOMBALAMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ’ IŞİD terör örgütüne yönelik mücadelenin havadan bombalamakla sonuçlanamayacağını kaydeden Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şimdi batıya sesleniyorum; havadan bombalamak suretiyle bu sorunlar çözülmez. İşte bir IŞİD terör örgütü çıktı. Bu Suriye’de güç buldu. Bunlar İslam adına ‘Allahu Ekber’ diyerek, ‘Allahu Ekber’ diyenleri öldürüyor. Müslüman müslümanı bu şekilde öldürebilir mi? Müslüman’ın Müslüman’a canı, kanı, malı, ırzı haramdır. Kardeşlerim, şunu çok iyi bilmemiz lazım, bunu batılı devlet başkanlarına da söyledim. Sadece havadan bombalamak suretiyle bu terörü sona erdiremezsiniz. Bununla ilgili olarak yerde, kara harekatında bu görevi ifa edenlerle işbirliği kurulmadıkça hava harekatıyla bu iş bitmez. İşte aylar geçti herhangi bir netice yok. Şu anda Ayn-el Arap diğer adıyla Kobani’de, buyrun düştü, düşüyor. 3 şey istedik; bir uçuşa yasak bölge ilan edilmesi lazım, iki o bölgeye paralel güvenli bölge ilan edilmesi lazım ve ‘eğit-donat’ anlayışıyla Suriye ve Irak’ta oradaki ılımlı muhalif kesimin hem eğitilmesi hem de donatılması lazım.” ‘KOBANİ ŞANTAJ HALİNE GETİRİLİYOR’ Türkiye sınırında yaşananları yakından takip ettiklerini sınırdaki Kürt nüfusun bulunduğu bölgelere yönelik saldırıları da aynı şekilde izlediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tehditlere karşı teyakkuz halinde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İslahiye’den tüm dünyaya bir kez daha duyurmak istiyorum; Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Türkiye kendisine yönelik her türlü tehdit karşısında müteyakkızdır, hazırlıklıdır, donanımlıdır. TBMM şu anda hükümetine, Silahlı Kuvvetlere gerekli olan yetkiyi bir yıl süreyle vermiştir. Özellikle Suriye içindeki toprağımız olan Süleyman Şah Saygı Karakolu’na yönelik bir tehdide anında karşılık vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Sınırımızın yanı başındaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ayn-el Arap yani diğer adıyla Kobani olmak üzere Kürt kardeşlerimizin yaşadığı kasaba ve şehirlere yönelik saldırıları da dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Ne yazık ki bakıyoruz Kobani’yle ilgili konuşanlar tezkereye karşı çıkıyor. Hem de Kobani’yi Türkiye’nin iç siyaset malzemesi, çözüm sürecinin de şantajı haline getirmeye çalışıyor.” ‘IŞİD’E DE PKK’YA DA KARŞIYIZ’ Türkiye’nin terör örgütü IŞİD gibi PKK’ya da karşı olduğunu dile getiren Erdoğan, barış istediklerini vurgulayarak şöyle devam etti: “İslahiye’den şunu söylemek istiyorum; Türkiye IŞİD terör örgütüne karşı olduğu kadar aynı şekilde PKK terör örgütüne de karşıdır. Biz bu bölgede huzur istiyoruz. Bu topraklar kardeşlerimizin toprağıdır. Bu topraklar sizi büyük bir muhabbetle bağrına basan ensar misali cömert insanların toprağıdır. Elbette 1,5 milyon insan içinde zaman zaman olumsuz işlerin içine girenler olabilir. Bunu tüm Suriyeli misafirlerimize mal etmek yanlıştır. Zaman zaman bazı haddini bilmeyenler. ensar olma ruhunu anlayamamış bazıları olumsuz hareketler de sergileyebilirler bu da tüm milletimize mal edilmemelidir. Siz kendi arzunuzla topraklarınıza dönünceye kadar biz sizi misafir etmeye devam edeceğiz. Özgür, bağımsız, herkesin eşit temsil edildiği bir Suriye’nin kurulması için birlikte mücadele edeceğiz. Rabbim sabrımızı artırsın. Rabbim sabrımızı inşallah zaferle neticelendirsin. Allah yar ve yardımcımız olsun. İnşallah bir sonraki bayram ve bayramlar bugünkünden farklı, neşeli, huzurlu olur. Tekrar hepinizin bayramını kutluyor sizleri Allah’a emanet ediyorum.” Erdoğan yaklaşık yarım saat süren konuşmasını başladığı gibi Suriyeli sığınmacılara Arapça veda ederek bitirdi. OYUNCAK İZDİHAMI YAŞANDI Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Suriyeli çocuklara oyuncak dağıttı. Oyuncak dağıtımı sırasında Suriyeli çocuklar ve bazı yetişkinler arasında kısa süreli izdiham çıktı. İzdiham görevlilerin araya girmesiyle önlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra Suriyeli bir ailenin yaşadığı çadırı ziyaret etti ve UNICEF tarafından yaptırılan 24 derslikli okul içindeki kreşi dolaştı, sığınmacı çocuklarla sohbet etti. CAMİ AÇILIŞI YAPTI, KALABALIĞA KONUŞTU Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların barındığı çadırkent ziyaretinin ardından ilçe mezarlığı yakınında AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın vefat eden annesi Sıdıka Tayyar adına yapılan caminin açılışı için düzenlenen törene katıldı. Erdoğan, açılış töreni için cami önünde toplanan kalabalığa otobüs üzerinden hitap etti. Anlamlı bir günde İslahiyeliler ile buluşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Suriye’den gelen muhacir kardeşlerimizle bir arada olduk. Onlarla bir arada olduktan sonra sizlerle de bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Zira buraya daha önce Başbakanlığım döneminde sözüm vardı. gelecektik fakat o gün aşırı sis yüzünden gelemedik. Sözüm vardı ilk fırsatta demiştik işte şimdi de Cumhurbaşkanı olarak buraya gelmek nasip oldu. Bu sözüm yerine geldi, bir bayramın dördüncü gününde sizlerle bir aradayız. Bugünün bir diğer anlamı da Şamil Tayyar kardeşimin merhume valideleri adına yapılmış olan Sıdıka Tayyar hatun caminin de açılışını yapmak nasip oldu. Siz gerçi bayram namazını orda kıldınız, bugün de inşallah şimdi bize orada namaz kılmak nasip oluyor. Şu birlik, beraberliğiniz bir anda gerçekleşti. Sizin şu coşkunuz, heyecanınız bir şeyi gösteriyor, ‘Biz; biriz, iriyiz, diriyiz, kardeşiz’ diyorsunuz, ‘Hep birlikte Türkiye’yiz’ diyorsunuz. İşte bizi biz yapan da bu, bizi güçlü kılan da zaten bu. Bizi ayıramayacaklar, bizi bölemeyecekler. Biz bu ülkede Türk, Arap, Kürt kardeşlerimiz aklınıza ne gelirse biriz, çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Kimseyi bir kenara koymadık, herkesi sadece Allah için sevdik. Biz biliyoruz ki; makam ve mevkiler gelip geçicidir. Cumhurbaşkanı olsan ne olur, Başbakan ne olsan ne olur. Bakan olsan ne olur, trilyarder olsun ne olur. Bir gün öleceğiz. 2 metrelik mezara koyacaklar. İşte şehitlik burada, bunlarda bir gün sağlam, güçlüydüler. Ama artık öldüler ki: bunların içinde şehitler var. Bu şehitlikte onlar defnedilirken. oraya gömülürken hoca efendi ne diyor ‘Er kişi niyetine’ diyor ve defnediyor. Şehitlerimizin makamı yücedir. Ama bizlerin makamı kim bilir nerede? Rabbim bizleri de sevgili habibinin inşallah o sancağı altına toplananlardan eyler. Kardeşlerim; yolumuz var, hep ‘Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece’ dedik. Ben gerek milletvekili kardeşlerim, gerek bakan kardeşlerim, gerek büyükşehir belediye başkanımız, gerek ilçe belediye başkanımız baktım İslahiye’de değişim başlamış, İslahiye’nin yollarında değişim başlamış, ara sokaklarında değişimler başlamış. İnşallah kısa zamanda İslahiye’yi çok daha farklı bir ilçe olarak görmek bize nasip olur. Çünkü İslahiye’ye bu yakışır değil mi? İnşallah İslahiye’de bu sorumluluğu verdiğiniz kardeşleriniz inanıyorum ki size mahcup olmayacaklar. İnşallah çok daha modern bir İslahiye’yi sizlerin hizmetine sunacaklardır.” Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının son bölümünde hitap ettiği kalabalıktan şehitler için Fatiha okumalarını istedi ve ardından bayramlarını kutlayarak açılışını yaptığı camide namaz kıldı.

 

#

SENDE YORUM YAZ