logo

Karaburun 44

Biz İdris Naim Şahin değiliz

Biz İdris Naim Şahin değiliz
BURSA’da konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ak Parti’den başka yerde siyaset yapmayı düşünmeyeceğini belirterek, “Biz farklıyız. İçimiz kan ağlasa bile biz Ak Parti için varız. Başka türlü bir şey yapamayız. Yalnız bu konuyu da sık sık sorup sabrımızı taşırmasınlar” dedi.

Arınç'tan şok açıklamalar

11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün siyasi parti kuracağı ve kendisinin de bu oluşumda yer alacağı iddialarına da yanıt veren Arınç, “Benim ve sayın cumhurbaşkanının aktif siyasetten çekilmesi, Allah saklasın ki hiç kimsenin aklına da gelmemiştir. Bazı cirngözler hariç. Bunlar ayrılır ve başka bir parti kurarlar. Biz İdris Nam Şahin değiliz. CHP’den ayrılıp da parti kuran bir hanımefendi var onlardan değiliz” dedi.

Bursa’da 2011-2015 yılı Bursa yatırımları değerlendirme toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ülke gündemine ilişkin soruları yanıtladı.
Bursa’da yerel basının önemine değinen Arınç, “Yazılarınız, haberleriniz güzeldi. Bizler eleştiriye hep açık insanlarınız. Eleştiri olmazsa olmazdır. Hem ifade özgürlüğü bakımından hem de daha iyisine ulaşmak bakımından yanlışları hataları görmek bakımından, insanın kedisini sorgulaması bakımından fevkalade önemlidir. Şimdilerde bazıları eleştiriye tahammül edemiyor ama eleştiri mutlaka olmalıdır. Eleştiri olmazsa insan olmaz, haber olmaz doğruluk olmaz, siyaset olmaz. Evet, siyasi görüş farklılıklarımız sebebiyle bazen de kişisel sebeplerle yanlış şeyler de yazıldı. Gönül koymadık” diye konuştu.

“TRİBÜNE ÇIKMIŞKEN SAHADAKIİ FUTBOLCUYA TALİMAT VERECEK HALİM YOK”

Bir gazetecinin ‘siyasete nasıl devam edeceksiniz’ sorusuna Arınç, siyasete, aktif siyaset olarak devam etmeyeceğini söyledi. Siyasetten kopmasının ve tamamen izole edilmesinin mümkün olmadığını da ifade eden Arınç, şöyle devam etti: “Ben edepli bir adamım. Tribüne çıkmışken, sahadaki futbolcuya talimat verecek halim yok. Onları zevkle izlerim, takip ederim. Bana bir şey sorarlarsa cevabını veririm veya herhangi bir şekilde katkımı isterlerse uygun görürsem tabi, hemen atlamayıyım üstüne, kafama da yatarsa ‘ tamam ben bu işte varım’ da diyebilirim. Bursa benim yabancım değil. Bursa’ya ilk geldiğimde bana misafir muamelesi yapanlar oldu. Ama ben bunların hepsinden daha çok Bursalıyım. Doğum yerim burası. Annem burada öldü. Ağabeyim burada yaşıyor. Ben biricik kızımı Bursa’ya gelin verdim. Bundan daha başka nasıl Bursalı olunur bilmem. Çok uzaktan gelmiş adamlar bize misafir muamelesi yaparken aklıma hep bunlar gelirdi. Bursalıyız. Bir ev sahibi olamadık ama ağabeyimizin evi var. Başımızı soktuğumuz bir polisevi var. Herhalde tekrar bizi alırlar. Oraya geleceğiz ve yeniden sizinle beraber olacağız.”

“GÜL’ÜN DÜŞENCELERİNE SAYGI DUYUYORUM”

“Abdullah Gül’ün ‘seçimde muhalefet partileri güçlenerek çıkacak” şeklindeki görüşüne katılıyor musunuz?” sorusuna ise Arınç şöyle yanıt verdi: “Sayın cumhurbaşkanımızın düşüncelerine elbette büyük saygı duyuyorum. Söylediği cümle şuydu. Bu seçimlerden muhalefet biraz daha güçlenerek çıkacak ama hükümette görevine tek başına devam edecek şeklindeydi. Bu düşünceleri yorumlamak bize düşmez. Abdullah Gül cumhurbaşkanlığımızı, başbakanlığımızı yapan Türkiye’nin dünyanın siyasetini çok iyi bilen bir insandır. Bu düşüncelerine çok büyük saygı duyuyorum.”

“SABRIMIZI TAŞIRMASINLAR”

Arınç, “Abdullah Gül’ün başkanlığında yeni bir siyasi hareketin başlayacağı konuşuluyor. Böyle bir oluşumda yer alacak mısınız? Ak parti için özeleştiri yapacak olursanız neler söylersiniz?” sorusu üzerine de, bunların hiçbir zaman karşılığı olmadığını söyledi. Arınç, şöyle devam etti: “Abdullah Gül, bir parti kuracakmış da bizde orada olacakmışsınız da işin maddi yapısı da düşünülüyormuş da falan da filan da. internette dolaşırsanız bu saçmalıklara çok yerde rastlarsınız ama gerçek hayatta bunların bizim için kullanılması mümkün değildir. Biz belli dava için siyaset yaptık. Gün birlik parti kuranlardan değiliz. Benim siyasi çizgim -yanlış bulabilirsiniz- Milli Selamet’le Refah’la Fazilet’le devam etti. Fazilet kapatılırken biz Ak Parti’yi kurduk. Fazilet’in bir kısmı Saadet Partisi’ne gitti. Eğer fazilet kapatılmasaydı ben şahsen Ak Parti’de olur muydum? O ayrı bir konu. Anadolu’da bir tabir vardır. ‘Ayıpsız ayrılık’ diye. Yani karı koca geçinemezler, toplum içinde de boşanma hoş karşılanmaz. O zaman birisinden birisi ölürse ayıpsız ayrılık olur. Şimdi biz Ak Parti’yi kurduk ve bizim her şeyimiz, davamız, inancımız orada. Geleceğimiz orada. Neden çünkü Türkiye için yapılması gereken her şeyi biz Ak Parti’de yapacağız. Benim ve sayın cumhurbaşkanının aktif siyasetten çekilmesi, Allah saklasın ki hiç kimsenin aklına da gelmemiştir. Bazı cingözler hariç. Bunlar ayrılır ve başka bir parti kurarlar. Biz İdris Naim Şahin değiliz. CHP’den ayrılıp da a parti kuran bir hanımefendi var. Onlardan değiliz. Kendi kendine parti kurup da sonra, ‘Ben de bu partiden ayrılıyorum’ diyen Kütahya milletvekili vardı. İsmini unuttum, onlar gibi değiliz. Biz partimizi kurduk. Allah ömür verdikçe onun başarısı için çalışacağız. Eleştirmemiz gerekirse de Ak Parti’yi eleştireceğiz. Çalışmamız gereken yerde çalışacağız. Yani her şeyimizi onun içinde görüyoruz. Türkiye’nin siyasi partiler mezarlığına dönmesine izin vermeyeceğiz. Derseniz ki ‘Türkiye’de böyle bir ihtiyaç var. Sizlerde güzel adamlarsınız böyle bir siyaseti siz takip etseniz’ Hayır. Biz öyle insanlar değiliz. Biz ak partiden başka bir partiyi düşünemeyiz. Ak Parti’den başka yerde siyaset yapmayı düşünemeyiz. Biz farklıyız. İçimiz kan ağlasa bile biz Ak Parti için varız. Başka türlü birşey yapamayız. Yalnız bu konuyu da sık sık sorup sabrımızı taşırmasınlar. Biz Hazreti Eyüp aleyhüselam gibi sabırlı insanlar değiliz. 10 defa sorulursa bu, 11 incisin de de başka türlü cevap veririz. Kimse bizde bir delik açamaz. Bizim her şeyimiz ülkemiz ve Ak Parti’nin başarı içindir.”

ARINÇ; “BEN SUSAMAM, BAŞKASI SUSARSA DA BANANE”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bursa’da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin ülke gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Arınç, açık ve şeffaf olmaya ihtiyaç olduğunu da ifade ederek, “Öyle meseleler olur ki siz dışarıda bir şey söylemezseniz, bu toplumda kırılganlığa yol açar. Hükümetin itham edildiği bir yerde ben susamam. Neden? Ben bu hükümetin sözcüsüyüm. Hükümetin izzetini korumak mecburiyetindeyim. ‘E sus be kardeşim’ susamam. Başkası susarsa da bana ne. Susan çok adam var. Ben söylerim. ‘Ama sonu iyi olmaz’ Sonu çok iyi olur. Niye iyi olmayacakmış? Hakikati doğruyu söyleyen hiç korkmasın. Hakikatin doğruların söylenmesinden hiç zarar gelmez” dedi.

HDP’NİN PARTİ OLARAK SEÇİME GİRMESİNİN SORUMLUSU CHP

Arınç, HDP’nin barajı aşma durumuyla ilgili bir soru üzerine ise şunları söyledi:
“Bu seçimde yüzde 10’luk baraj olmasına rağmen seçime parti olarak katılıyorlar. Önceleri ‘acaba’ denildi. Sonra Öcalan’dan onay çıktı ve HDP’nin seçime parti olarak katılmasına karar verdiler. Bence buna karar vermenin sorumlusu CHP’dir. Hepiniz hayret edeceksiniz ama bu benim kendi yorumumdur. Çünkü HDP’yi yüzde 10’luk baraja rağmen parti olarak seçime götüren tek unsur, geçtiğimiz yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş’ın yüzde 9 oy almasıdır. Demirtaş’ın HDP’den cumhurbaşkanı adayı olmasına yol açan sebeplerden birisi de Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP’den aday gösterilmesidir. CHP’ye hiç yakışmayan düşünsel bağlılığı olmayan bir insanı, Kılıçdaroğlu aday göstermiştir. ‘Bu olsa olsa MHP’nin adayı olur niye CHP’den aday gösterildi’ demiştim. CHP aday gösterdi. MHP’de onu havada kaptı. Şimdi geldiğimiz noktada MHP kendisi aday yaptı ve taş yerine oturdu. MHP’ye yakışır. Biraz zorlanmış o işareti yapmakta ama güzel insandır, kötülüğünü söyleyemem. Ama Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına aday olarak çıkması hayatının en büyük hatasıdr. CHP onu aday göstermekle çok büyük hata yaptı kendi tabanından tepki aldı. ‘Tıpış tıpış gideceksiniz ve oy vereceksiniz’ diye bir de tehdit etmez mi? CHP’den en az 3 puan Demirtaş’a gitti. Bunun 1 puanı da marjinal unsurlardandır. LGBT’ler ve diğerleri. Bir sürü unsur var. Neredeyse FEMEN grubu Türkiye’de olsa, Demirtaş’a oy verecek. o noktaya geldiler. Yüzde 9’u alınca iştah kabardı.”

“HDP ŞU ANDA BARAJIN 1- 1,5 PUAN ALTINDA”

Demirtaş’ı “Gerçekten ağzı iyi laf yapan genç bir siyasetçi. Polemik konusunda da başarılı siyasetçiö olarak nitelendiren Arınç, “Siyasi lider olarak Kılıçdaroğlu’ndan da şimdi 10 puan daha yukarıda olduğu görülüyor. Ben şu an itibariyle dün son yaptığımız toplantıda son rakamlar konuşuldu. Yüzde 10’luk barajın bir puan ya da 1,5 puana yakın altındalar. Yani yüzde 10’luk barajı aşmaları şu anda görünmüyorö dedi.

“HDP’NİN MAKYAJI BOZULDU”

Ağrı olayı ve Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi olaylarının HDP’nin makyajını bozduğunu iddia eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ne kadar balladırırsa ballandırsın HDP, ne kadar yumuşak görünürse görünsün. İki olay bir ipucudur. Kahraman bir savcımızı, Mehmet Selim Kiraz’ı masasında adaletin içinde adiye sarayında odasını basarak katlettiler. HDP’nin üzüntü mesajına bakın. ‘Hayatını kaybeden savcıya ve içerideki iki kişiye üzüntülerimiz ifade ederiz ailesine başsağlığı dileriz diyor.’ Öldürülen savcıdır onu öldürenler de daha sonra polis kurşunuyla öldürülmüşlerdir. Savcıyla onları katleden iki teröristi birbirinden ayırdetmiyor. Bu ne kadar çirkin bir dildir? İkincisi, şu Ermeni Soykırımı meselesinde takındıkları tavra bakın. Bu yeni bir tavır değil. Sebahat Tuncel bir sene kadar önce ‘soykırım tanınsın’ diye Meclise kanun teklifi verdi. Milli meselelerde biz ağız birliği yaparız. CHP, MHP’nin Ak Parti grubu ile birlikte sözde soykırım iddialarına karşı çıkan tavrını ne kadar alkışlayacaksak, hala, ‘Soykırımdır’ diye iddia eden HDP’ nin de gerçek yüzün bilmemiz lazım. HDP’nin barajı aşacağını zannetmiyorum. Farklı bir tablo ortaya çıktığında ne olur derseniz, Ak Parti iktidar olur. Herkes bunu bugünden bilsin.”

“AĞABEYLİKTEN MEMNUNİYET DUYARIM”

Arınç bir soru üzerine ağabeylik meselesinin hafife alınamayacağını ve herkese ağabey denmeyeceğini ifade etti. Arınç, en son partiyi birlikte kurdukları çok sayıda arkadaşının içerisinde yaşı itibarıyla ağabey konumunda olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Abdullah Gül bey benden 2 yaş küçüktür. Tayyip Erdoğan benden 6 yaş küçüktür. Bize, ‘ağabey’ denmiş olmasından ben memnuniyet duyarım. Mademki bizi ağabeylik konumunda görmüşlerdir diye. Tabi bazı insanlar bundan yanlış anlamlar çıkardılar. Mesela saygı duyuyorum kendisine bir zamanlar çok kavga etmiştik ama Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi’nde, benim zorumla Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına aday gösterildiğini yazarak, ‘sen bizim ağabeyimiz değilsin. Yeter artık’ diye bir yazı yazdı. Yani, ‘sende benim kardeşim değilsin’ dedim. Yani ağabeylik ve kardeşlik konusu birbirlerine irtibatı şeylerdir. Hamdolsun ki biz bu konuda kendisine ağabey denilen bir insan olmakla Allah şükrederim ve bundan büyük bir memnuniyet duyarım.”

“ÖZAL‘I RAHMETLE ANIYORUZ”

8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm yıldönümü ile ilgili de görüşlerini açıklayan Arınç, “22 yıl üzerinden geçti. O gün hatırlıyorum, çok ani çok beklenmedik bir ölüm olmuştu. Hepimiz üzülmüştük. Geçmişte kendisine karşı siyaset yapmış bir insan olmama rağmen, parlamentoya girdikten sonra da hakkını vermek gerektiğini kendisinden özür dileyerek düşünen bir insan olarak onun ölümünde fevkalade üzgün olduğumu ifade etmeliyim. Allah rahmet eylesin. Allah cennetine koysun Allah ondan inşallah mükafatlarını mutlaka büyük büyük vermiş olsun. Çünkü demokrasi, özgürlükler, Türkiye’nin kalkınması konusunda çok büyük işler başarmış Turgut Özal’ı bugün milyonlarca insanın rahmetle hatırladığını andığını düşünmek istiyorum” dedi.

 

Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ